Gurbet mektubları 15

Muhtazaf

Yardımcı Yönetici (Şair|Yazar)
Yönetici


Gurbet mektubları 15

Sevgili kardeşlerim, selamün aleyküm.
Hayatın yarın insana ne getireceğini bilemediğimiz için, tedbirli ve hazır olmamızda sakınca yoktur. Aksine fayda vardır.
Rahmet sağanak, sağanak yağarken hasreti gelir aklına, kimine annesi kimine babası, kimine herhangi bir sevdiği.
İnsanı hayata bağlayan işte budur, der.
Hayatını birinin sırtına bağlayarak gözünde, o insan, adeta ölümsüzleştiriyor.
İşte hayatın en yanlışı budur.

Artık işlediği şirki bile farkedememiştir.
Hayat nedir bazılarına göre dünya nimetlerinden yeterince istifa etmektir.
Bazılarına göre Sadece ahirete hazırlık. Gerçeği ikisini dengelemek.
Besmele çekip, al abdestini.
Alınca abdesti, huzura hazır ol.
Tekbiri alınca, unut dünyayı.
Kıyama durunca, ruhunu cezbet.
Rukuda diyorsunki: Ey büyük Rabb'ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
Secdede diyorsunki: Ey Yüce Rabb'ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.
İşte sadece teslim olmak ALLAH’a c.c..
İşte ondan sonra yapacağımız iş ALLAH’a c.c. kul olmak ve O’nun emrettiği farzları yerine getirmek için hayatta olmamız ve sıhhat ve afiyette olmamız gerekir.
İşte bu minval üzere helalinden kazanç ve helal olan yiyeceklerden evimize götürmemiz gerekir. Kul olabilmek bir şereftir olabilene.
Bu şerefi ahir ömrümüzün sonuna kadar taşımak daha bir şereftir.
Çünkü kulun son anı önemlidir. Ta ezelden söz vermişsek ALLAH’a, c.c. sözümüzde durmak gerekir.
Bütün yaşantımız emrine uymalı daima teslimiyet içinde yaşamalı.
Her nefesin bir hesabı varsa, gerini düşünmeli Müslüman.
Tarumar etme dünya’yı ve ahireti.
Birinde kazandığın öbüründe geçerli. Bak dostum her gün göçenler var etrafında haber bile vermeden.
Diyorki: Ey insan oğlu sakın yaratılana ve eşyaya bağlanma göçersin birgün.
Tarumar olur, evin yurdun.
Unutulur gidersin, bu dünyadan.
Geriye bıraktığın amelin ve hayırlı evladın güzel hesabını devam ettirir.
İnşaALLAH.
Evet günlük hayatımız böyle düzenlerken, Efendimizin ümmetim, ümmetim diye her duasına kattığı ümmetin derdiyle ne kadar ilgileniyoruz. Öksüze sıcak bir yuva, yetime el ayak, fukaraya bir sofra, engelliye bir destek, amaya bir ışık oldukmu?
Cüzdanımızla aramız nasıl, onu çokmu seviyoruz?
Şerlere firen hayra destek oluyormuyuz?
İşte, bu minval üzere Müslümanın derdi derttir, derdini sevmeyen kendini sevmemektir.
Acınmalarla, sebeb aramalarla, müsait değilim diyerek, vaktini bu dünyada hayıra ayırmayanlar, büyük mahkemede ne cevap verecek şimdiden hazırlansın.
İşte ayetler:
Kim İslam´dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (3/85)

"Allah, iman edenlere bu dünya hayatında ve ahirette, o sabit sözlerinde daima sebat ihsan eder." (İbrahim, 14/27)

Ve hadisler:

Aişe (Radiyallahu Anha)’nın rivayet ettiği hadiste:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Sizler yalın ayak, çırılçıplak ve sünnetsiz olarak haşr olunacaksınız!’
Aişe (Radiyallahu Anha):
−Ya Rasulallah! İnsanlar birbirlerine bakarlar, dedim.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Ya Aişe! Durum insanların birbirlerine bakmalarından daha şedit ve çetindir!’ buyurdu.”
Buhari 6441, Müslim 2859/56
Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim aramızda ayağa kalkarak bir hutbe irat etti ve:
‘Şüphesiz sizler yalın ayak, çırılçıplak sünnetsiz olarak haşr olunacaksınız!’ buyurdu.
Sonra:
“İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz. Bu üzerimize bir va’ddir, biz bunu mutlaka yapacağız. Enbiyâ Suresi 104 ayetini okudu.”
Buhari 3142, Müslim 2860/58

Adiy bin Hatim (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Sizden her biriyle Allah konuşacaktır. Allah ile kendi arasında tercüman da olmayacaktır. Sonra o kimse bakar fakat önünde hiçbir şey göremez. Sonra önüne bakar, kendisini ateş karşılar. Sizden herkim bir hurma yarısıyla da ateşten korunmaya gücü yeterse bunu yapsın!’ buyurdu.”
Buhari 6451, Müslim 1016/66, 67, Nesei 2551, 2552, Ahmed 18274

Verilen mühlet harcanan bozuk para değildir.
Kıymeti bilinmeyen en güzel bir nimettir, diye düşünüyorum.
Kısa olarak şunlara değinmek istiyorum.
Ah şu aleme bak, her taraf gizli, gizli yanıyor.
Yürekler, ateş olmuş herkes ayrı bir dertte, devletler devletlerle oynuyor.
Bize ne sunuluyorsa onu görüyoruz.
Olaylara ne kuş bakışı ne 4 boyut bakıyoruz.
Yaşadığımız ülkelerde yerimiz nerede ve neredeyiz?

İşte bu minval üzere Nasrettin hocamızın bir fıkrasını paylaşıp konuyu kapatmak istiyorum.
Kimin İçi Yanıyor?
Bir bayram günü nasreddin hoca komşusuna ziyarete gidince komşusu her misafire olduğu gibi hocaya da bal ikram ediyor.
Bir tepsi içinde gelen koca bir petek baldan her gelen misafir bir iki kaşık alır çekilirmiş. Komşusu bakar ki hoca kaşığı daldırdıkça daldırıyor.
Peteğin yarısına gelmiş daha duracağa da benzemiyor. dayanamayıp:
- Aman hoca fazla yeme yoksa için yanar.' deyince hoca cevabı yapıştırır:
- Kimin içinin yandığını allah bilir.'

Gönlünüz şen, eviniz huzurlu olsun.
ALLAH’a emanet olun.
Selam ve dua ile.
M.S.A.
 
Üst Alt