Risale-i Halidiyye

  • Sabit
ÖNSÖZ Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Allàhümme lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsik. Elhamdü lillâhi hamden kâmilen, ves-salâtü ves-selâmü alâ şefîinâ muhammedin ve alâ âlihî ve ashàbihî ecmaîn. Her türlü noksan sıfatlardan münezzeh ve kemâl sıfatlarıyla muttasıf olan Cenâb-ı...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
1
Görüntüleme
1K
  • Sabit
MUKADDİME Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Elhamdü lillâhi rabbil-àlemîn. Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Ashàb-ı bâtından, yâni içleri temiz ve kemâle ulaşan bahtiyarlardan ve enbiyâ aleyhimüs-salâtü ves-selâm hazretlerinden feyz alabilmek, iki...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Üçüncü Fasıl ÂDÂB-I SÂİRE (DİĞER EDEBLER) Yirmi âdâbın geri kalan altısından ikisi tesirdir ki, biri zikrin tesiri, diğeri de râbıtanın tesiridir. Yirmi âdâbdan en son dördü; şerîat, tarîkat, hakîkat ve ma'rifettir. 1. Zikrin Tesiri Zikrin tesiri, verilen bir lezzet-i aşktır ki, dil...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
1
Görüntüleme
1K
TEMMET AHİDNÂME SóRETİ Elhamdü lillâhillezî menne aleynâ biitmâmi risâletil-âdâbi fî tarîkatin-nakşibendiyyeh... Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ muhammedin hayril-beriyyeh... Ve alâ âlihî ve abhàbihî ecmaîn. Mir'atül-Makàsıd fî Def'il-Mefâsid kitabının 302. sahifesindeki ahidnâme...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
HÀTİME Sâlikin mürşid hakkında îfâ eylemesi muktezî olan [gereken] âdâb beyanındadır: Mâlûm ola ki, tàlibe lâzımdır ki kendi gönlünü bütün cihetlerden, işlerden, düşüncelerden boşaltıp şeyhine müteveccih kıla... Şeyhin bulunduğu yerde ondan izinsiz farz ve sünnetten başka namazlar ve...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
İkinci Fasıl ÂDÂB-I BÂTINE Yirmi âdâbın ikinci yedisine de âdâb-ı bâtıne derler. Bunlar: 1. Tezekkür-ü mevt, 2. Râbıta, 3. Huzur, 4. Vuk�f-u kalbî, 5. Vuk�f-u zikrî, 6. Vuk�f-u adedî, 7. Bâz geşt. 1. Tezekkür-ü Mevt Ölümü hatırlamaktır. Sâlik olan kimsenin, güyâ...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 975,
Cevaplar
0
Görüntüleme
975
Birinci Fasıl ÂDÂB-I ZÀHİRE Allah Celle ve A'lâ'yı zikretmenin yirmi âdâbı vardır ki, bunlardan şu yedisine âdâb-ı zàhire adı verilmiştir: 1. Abdestli olmak. 2. Yalnız bir yerde Kıble'ye karşı oturmak. 3. Sağ inciğin üzerine oturup, ayak uçlarını sol taraftan çıkartmak. 4. İstiğfar...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Bu hizmet ya beden veya mal ile olur. Beden ile hizmet odur ki, mürşide hizmet Rasûlüllah SAS'e ve belki Allah Celle ve A'lâ'ya râcî olduğuna itikad edip, o hizmeti kendisine Cenâb-ı Hak'tan bir nimet bilmeli; ve bu tevfîka mazhar ve o hizmete muhtas kılındığına memnun ve müteşekkir olmalı...
- Cevaplar: 2 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
2
Görüntüleme
1K
Sülûk ve mücâhede edebi bir kaç nevi üzeredir. 1. (Ve mâ halaktül-cinne vel-inse illâ liya'budûn) [Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.] (Zâriyât: 56) nass-ı sübhànîsine imtisâlen, kulluktan gayri bütün garazlardan niyyetini tasfiye etmektir. Gerek umûr-u...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
1
Görüntüleme
1K
a. Dersini yapmak edebi: Mürid evvelâ abdest alıp, kimsesiz tenhâ bir yerde Kıble'ye karşı, sağ incikleri üzerine oturur, ayaklarını sol tarfından çıkarır. Bütün his ve düşüncelerini bırakıp, 5 veyâ 15 veyâ 25 kere istiğfar eder. Sonra zelil ve miskin bir halde îtiraf-ı kusur ile birlikte...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
İhlâs-ı mürid şol keyfiyette olmalıdır: Mürşidi Rasûlüllah SAS'in nâibi, vekili, halifesi ve zıllullah fil-àlem olduğunu bilip; mürşid kendisini reddederse, Allah-u Teàlâ ve Rasûlünün de reddeylemesine; ve kabul eylerse, Allah ve Rasûlünün de kabul buyurmasına vesile olacağı itikadında olması...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Müridin mürşid ile konuşacağı zaman, evvelâ usûlü vechile izin istemesi ve huzurunda hoşa gitmeyecek şeylerden sakınması, sesini gayetle yavaş ve hafif olarak çıkartması, yüksek sesle kat'iyyen konuşmaması gerekir. Hattâ köle ve uşakların efendilerinin huzurunda konuştukları gibi konuşa...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Feyzin gelişi bunu bağlıdır. Bu da iki kısımdır; biri zàhiren, biri de bâtınendir. Bihasebiz-zàhir huzur edebi odur ki, mürid mürşidinin yüzüne bakmayarak, huzurunda boynunu büküp şöyle durmalıdır: Sanki sultandan kaçan bir köle tutulup sultanın huzuruna getirildiği vakitteki gibi. Ve o dâimâ...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 913,
Cevaplar
0
Görüntüleme
913
Râbıta edebi, mürşidin ruhaniyetine ve onun hemen iki gözü arasına teveccüh etmektir. Çünkü, "Onun hayal hazinesi iki gözünün arasıdır." demişlerdir. Buradan şeyhinin ruhàniyetine nazar etmektir. Orası menba-ı feyzdir. Mürid bu suretle tazarru ve niyaz ile tevessül ettiği halde, mürşidin...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 951,
Cevaplar
0
Görüntüleme
951
Niyet, dinin usüllerinden büyük bir asıldır. Bütün ibadetlerin kökü mesâbesindedir. Buna, (İnnemel-a'mâlü bin-niyyât) [Ameller niyetlere göredir.] hadis-i şerifi kuvvetli bir delildir. Amellerin makbul olması için niyet şarttır. Nitekim; (Niyyetül-mü'mini hayrun min amelihî) [Mü'minin niyeti...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
]Edebi kendi rahmetine yaklaşmanın ve ona dost edinmenin anahtarı kılan,nazar ve inayet erbabıbdan feyiz elde etmeye sebep kılan,edebe riayet etmeyeni ALLAH cc.manevi yakınlık bakımından en yüksek dereceden en alçak dereceye düşüren ALLAHu tealaya hamd olsun ALLAHım günahlardan ve edebe aykırı...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
1
Görüntüleme
1K
Üst Alt