Eşimle anlaşamıyorum diyenlere

sedef

Aktif Üyemiz
dedenineninsrtndagt0ix0.jpg


Eşimle anlaşamıyorum! Eşlerin anlaşamamasının üç sebebi vardır:
Mânevî sorunlar maddî sorunlar ve çevrenin etkisi.
Allah insana öyle bir beyin vermiş ki problemlerin bütününü çözebilir. Eşler arasında maddî durum sorun olmamalı.

Durum ortada. Ne kazanıyorsak onu yiyeceğiz. Bu dünyada pek çok fakir zevk içindehuzurla yaşamıştır. Pek çok zengin de rahat bir nefes alamadan göçüp gitmiştir.
“Et getir ekmek getir baldan da haberin olsun. Et yok ekmek yok halden de haberin olsun.” Manevî sorunlar tesettür ibadet veya cinsel hayat yönünden olabilir. Böyle problemleri yaşayanlar uzman kişilerin desteğini alabilir.

Dindar ve ehil birine danışıp “Benim şu şu problemim var ne yapabilirim nasıl halledebilirim?” derse Allah’ın izniyle o kişinin söylediği ona şifa olur. Amma dinlerse… Evlilik matematik hesabı gibi değildir.

Şöyle davranırsak şöyle olur böyle yaparsak böyle olur gibi teknik hesaplar evlilikte tutmaz. Kişi kendi çözümünü önce kendi bulmalıdır. İnsan yaprak gibi olmamalı. Yaprak esen rüzgâra tabidir.

Evlendiğimde annem yanımdaydı. Şöyle düşündüm. Bu annemdir bu da karımdır. Her ikisinin de hukukunu korumalıyım. Evliliği kötü yere sürükleyen huylardan biri de laf taşımaktır.

Laf taşımak cahillerin işidir. Düşüncesi kıt olanlar ne yaptığını bilmeyenler taşı nereye attığının farkında olmayanlar taşıdıkları lafla kafa kırarlar.
Kavga ailede yaşanabilecek en kötü durumdur. Evlilikte sorunlar varsa eşler her şeyi bırakıp oturup düşünmeli; “Ben neyim ne yapmam gerekiyor?” sorularına cevap aramalıdırlar.

Genç bir hanım bana “Eşimle anlaşamıyorum.” dedi. Al eşini karşına ve eşine “Kocacığım biz mesut olmak için evlendik. Fakat anlaşamıyoruz. Nasıl hareket etmemi istersin? Seni nasıl memnun edebilirim onları söyle de yapayım.

Mutluluğumuz için ben bir adım atmış olayım.” de dedim. Kadın hemen itiraz etti: ”Ben onun kölesi miyim? O benim istediğimi yapsın!” “Bu düşüncenden vazgeçebilir misin?” dedim. “Hayır!” dedi. Yaşlandıkça insanların huyları kemikleşir.

Değişmez yeni bir şekle girmez. Ben böyleyim diye inat eder. O inat aileyi târumâr eder. Küçük anlaşmazlıklar ve gereksiz inatlar büyük dertlere sebep olur. İki şoför yarışa çıkıyor ve ikisi de kaza yapıyor.

Yollar yarışmak için değil gideceğimiz yere ulaşmak içindir. Evlilik üstünlük gösterme meydanı değildir. “Nasıl mutlu olunur?” sorusuna cevap arama yeridir
. Rahat olmanın huzurlu olmanın en iyi yöntemi eşinin iyi taraflarını görmektir. Bu şekilde denge sağlanır. Eşinin huyları yüzünden kendini heba eden uçurumdan yuvarlanan insanlar tanıyorum. Adamın huzuru yok ne yapsın!

Şu kocaman dünyada bir yere sığamıyorlar. “Ben de sakin bir hayat istiyorum!” diye teselli isteyen insanlar gelirdi bana. “Sabret” derdim. Konfor yerinde. Gezmedikleri görmedikleri yer kalmamış

. Öyle bir noktaya gelmiş ki mutluluğu başkalarıyla kuracağı ilişkilerde arayacak amma insanlardan korkmuş. Kadın kocasının koca da karısının her istediğini yerine getiremez.
Asıl anlaşmazlık bundan çıkıyor.

Gözlemlediğim kadarıyla evlilikte yapılan en büyük hata “anlayışsızlık”. Kadın da erkek de eşinde İslâmiyet’in esaslarını görmek ister. Evin reisi İslâmiyet olmalıdır.


HEKİMOĞLU İSMAİL
 

VuSLaT

Yönetim
Yönetici
ALLAH c.c razı olsun mükemel paylaşım.....:güll

“Et getir ekmek getir baldan da haberin olsun. Et yok ekmek yok halden de haberin olsun.” ss..
 
Üst Alt