Her Zaman Allah'a Şükredelim

ceylannur

Yeni Üyemiz
Canlıların ihtiyacı olan herşeyi Yüce Allah yaratır. Allah, kutuplardaki bir canlının da, denizde yaşayanın da bütün ihtiyaçlarını verir. Bizim için de sayamayacağımız kadar çok sayıda nimet yaratır. Vücudumuz, içtiğimiz su, soluduğumuz hava, ailemiz, öğretmenlerimiz, arkadaşlarımız kısacası her şeyi Allah özel olarak yaratır.

Bu saydıklarımızın hepsini Allah bize birer nimet olarak verir. Örneğin, doğar doğmaz annenizin sıcak sütü sizi bekler. Üstelik bir bebek için dünyanın en besleyici gıdasıdır anne sütü. Ve hala bir benzeri üretilememiştir...Önünüze konan yemeği, içtiğiniz suyu da Allah sizin için yaratır. Yemeği yiyebilmenizi, suyu içebilmenizi de Allah sağlar. Bir düşünün arkadaşlar; eğer dişleriniz olmasaydı yediklerinizi nasıl çiğnerdiniz? Mideniz olmasaydı onları nasıl öğütürdünüz?..
Hastalandığınızda doktora gidersiniz. Doktor size ilaçlar verir. Onları içersiniz ve iyileşirsiniz. Ama gerçekte sizi iyileştiren Allah'tır. Doktor ve ilaçlar -Allah'ın izniyle- iyileşmenize sebep olmuşlardır yalnızca.
Bir örnek daha verelim arkadaşlar. Karanlıkta odanıza girdiğinizde, ışığı yakmak için düğmeye basarsınız değil mi? Peki, o yanan ışığı oluşturan elektrik düğmesi midir? Tabii ki değildir. O düğme sadece ışığın yanabilmesi için bir araçtır.
Allah her olayı başka bir şeyi sebep olacak şekilde yaratır. Allah suyu yaratmıştır. Kocaman barajlarda su aracılığı ile elektrik üretilir. Elektriği kablolar taşır. Sonunda da ampul ışığa dönüştürür. Ama aslında ışığı da yaratan Allah'tır. Allah isterse sonsuz gücüyle bunların hiçbiri olmadan da ışığı yaratır. Ama Allah, aklımızı kullanmamızı, düşünmemizi ister. Böylece, aklımız, düşünme yeteneğimiz artar ve gerçekleri daha iyi anlayabiliriz.
Bediüzzaman, Allah'a kulluğun ve Allah'ın sevgisini kazanmanın en önemli yollarından birinin kayıtsız şartsız şükür olduğunu söyler. Kayıtsız şartsız şükrün anlamı, Allah'ın verdiklerini şükür için yeterli bulmak ve şükretmenin karşılığında yalnızca Allah'ın rızasını kazanmayı ümit etmektir. Ayrıca Bediüzzaman'a göre şükretmek, Allah'tan yenisini istemektir. "Allah'ım bu nimet çok güzel, yine ver" demektir.
Allah'ın verdiği nimetler için her zaman O'na teşekkür etmeli yani şükretmeliyiz. Etrafınızda bu nimetleri Allah'ın verdiğini anlayamayan insanlar da olabilir. İşte bu insanlar akıllarını kullanmazlar ve düşünmekten kaçarak büyük bir hataya düşerler.
Bu insanları bekleyen sonu, Allah bize Kuran'da çok açık anlatır. İnsanların öldükten sonraki hayatlarında-ahirette- iyi ya da kötü bir ortamda yaşamaları, bu dünyadaki davranışlarına, Allah'a yakın ya da uzak olmalarına bağlıdır.
Siz de size sunulan bu nimetler üzerinde düşünün ve her zaman Allah'a şükredin. Allah'ın her zaman şükretmenize karşılık daha çok şeyle karşılık vereceğini de hiç unutmayın sevgili arkadaşlar.
"Rabbiniz şöyle buyurmuştu: Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, Benim azabım pek şiddetlidir." (İbrahim Suresi, 7)
Yazar: Fuat Türker
 
Üst Alt