MUHTAZAF Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Muhtazaf

Yardımcı Yönetici (Şair|Yazar)
Yönetici
Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Adam ramazan ayında elinde ekmek arası yiyerek yürüyor. Ara sıra yoldan gidenler kafa sallıyor. Lâkin adamın umurunda bile değil. Kafasındaki işle meşgul halde.

Yan tarafta bir meczup bakıyor ve söyleniyor:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Evde bir bağırtı çağırtı kadın kocasına saydırıyor. Adam sus pus bir halde. Ses dışarıda yankılanıyor. Hayatın bütün yükü ile adam ezik bir halde suskun.

Dışarıya gelen yankıyı duyan meczup söyleniyor:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Gençler yolda giderlerken karşılarından zor yürüyen bir yaşlı bastonuna dayanarak geliyor. Tam gençlerin hizasına gelince yaşlı adamın bastonuna bir tekme atıyor. Yaşlı adam yere kapaklanıyor. Bu arada hepsi gülüşüyorlar.

Bu durumu izleyen meczup söyleniyor:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Adam elinde şişe bir taraftan yalpalarken bir taraftan birilerine küfrediyor.

Bir köşede uyumaya çalışan meczup bu duruma şahit oluyor ve söyleniyor:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Adam semt pazarında hem malının reklamını yaparken hem tartıda hile yapıyor.

Pazar yerinde manav el çabukluğu marifet diyerek tartıyı hep eksik tartarak milletin hakkını yediğini gören meczup söyleniyor:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Ve böyle devam ederken yolda karı koca şiddetli kavga ederek gidiyorlar. Herkes kavgalarını istemeyerek duyuyor.

Adam:

Demek bütün çocuklar benden değil ve sen beni enayi mi zannettin.

Kadın:

Ben yuvamı kurtarmak istedim. Çünkü senden çocuk olmuyordu.

Kavga bu minval üzere devam edip gidiyordu.

Bu kavgalara şahit olan meczup bir ah çekti ve:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Halk öyle azmıştı ki artık bütün olmayacak kötü işler bile normal olmuş doğrular yanlış olmuştu. Artık halkın en kötüleri halkı yönetir olmuştu. Halkın iyileri tamamen onların şerlerinden kurtulmak için inzivaya çekilmişlerdi. Lâkin hiçbir şey değişmedi. Hatta daha kötü duruma düştü. Meczup hem halkın kötü halinden hem iyilerin bu kötülüğü engellemeye çaba sarf etmemelerinden rahatsız olmuştu. Artık buraları terk etmesi gerekiyordu. Yüksek bir tepeye çıktı ve yaşadığı beldeye baktı derin derin düşündü sonra söylendi:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Sonra dağın zirvesinde giderken çadırlarda o kızdığı iyileri gördü zikir halinde idiler. Kendilerinden geçmişlerdi. Bu durumdan da rahatsız olan meczup:

Bunlar aslında şu şehiri kurtarabilirdi. İyiliği emrederek kötülükten men ederek, diye düşündü.

Meczup sonunda o meşhur sözünü söyledi:

- Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Arkasına bakmadan süratle o beldeyi terk etti. Sonra şiddetli bir yer sarsıntısı oldu ve iyilerin inzivaya çekildiği dağdan lavlar ve ateş püskürmeye başladı. Birkaç saatte o beldede kıpırdayan ya da nefes alan kimse kalmadı.

Meczup hem gidiyor hem söyleniyordu:

Kim ne yaptı ise kendisine yaptı!

Selam ve dua ile.

M.S. A.
 
Üst Alt