Otizm ve televizyon ilişkisi

ceylannur

Yeni Üyemiz
Otizm ve televizyon ilişkisi
Televizyon günlük yaşamımızın vazgeçilmez öğelerinden biri haline geldi. Karşısında o kadar çok zaman geçiriyoruz ki televizyon izleme süresi bakımından dünya sıralamasında en üstlerdeyiz. Sosyal ilişkilerimizi zayıflatan bu durum birçok soruna da davetiye çıkarmaktadır. Biz şimdi otizm ve televizyon ilişkisini konu edineceğiz.

Kısaca otizmi tanımlayacak olursak; Gerçek dünya ile iletişimin adeta kesilip, kişinin kendine özel olan bireysel dünyasını oluşturmasıdır. Yani otistik olanlar, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Gerçek hayattaki insani ilişkileri oldukça düşük seviyededir. İletişim kurmada bir takım problemler vardır. Ayrıca birtakım takıntılar da görülür. Ve otizmin ilk görüldüğü evre genelde ilk 2,5 senelik periyodu kapsar. Bu evre miniklerin hayatlarını şekillendirecek olan yetkinlikleri kazandıkları bir evredir. Dolayısıyla söz konusu evrede ortaya çıkacak bir sorun hayatın diğer evrelerini de negatif yönde değiştirecektir.

Otizm ve televizyon ilişkisine yeniden dönecek olursak;
Otistik çocuklarda televizyon izleme ve izlediğine odaklanma durumu yaygındır. Otistik birey o kadar odaklanır ki adeta yanında top patlasa tepki vermez. Televizyonu çok yakından izlemeyi de bir alışkanlık haline getirmiştir. Otistik bireylerin genelde aşırı renkli olan reklam filmleri ve müzik kliplerine karşı bir algı yönelmeleri vardır. Herhangi biri tarafından seyretmekte olduğu klip ya da reklam kapatılırsa tepkisi had safhada olmaktadır. Yanındaki başka bir bireyle iletişime geçmezken televizyondan duyduklarını ve izlediklerini sık sık ve ara vermeksizin mırıldanabilir.

Halk arasında yaygın olarak bilinenin aksine otizmin ortaya çıkması ile televizyon izleme oranı arasında kanıtlanmış bir bağ yoktur. Yalnızca otizmi çağrıştıran bir takım belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Otistik olan ya da otizmi anımsatan göstergelere sahip çocuklarda televizyon izleme oranı gerçek hayattaki iletişimi ve lisana dair algıları negatif yönde etkilemektedir.
Bir takım araştırmacıların elde ettiği bilgiler eşliğinde televizyon izleme oranları ile uyarıları sıralayalım:
- İlk 24 aylık periyoda çocukların televizyon izlemeleri sakıncalı olabilir. Televizyon izlettirmek yerine sosyalleşebileceği alanlara yöneltilmelidir. Dolayısıyla ilk 36 aylık süreçte kendini gösteren otizme davetiye çıkartmamış olursunuz. Eğer çocuğunuz ilk 36 aylık süreçten sonra otizme dair bulgular taşıyorsa televizyon izleme süresini günde bir saatle kısıtlamalısınız.
- Eğer çocuğunuz otistikse yahut otizm belirtileri taşıyorsa televizyonla içli dışlı olmasını engellemeli ve kendi seviyesinde programları beraberce izlemelisiniz. Hatta birlikte izlediğiniz programı çocuğunuza kısaca anlatarak gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.
- Sürekli aynı programları izlemesini, hatta tekrarlanan programları bıkmadan usanmadan izlemesini de engellemelisiniz. Aksi takdirde çocuğunuz monoton bir yaşam tarzına sürüklenebilir.
- Televizyonla zaman geçirme konusunda aile bireylerinin davranışları otistik bireye örnek teşkil edeceğinden siz de uzun süre televizyon izlememelisiniz.
- Eğer çocuğunuza bakacak kadar zamanınız olmuyor ve onunla anneniz, akrabanız ya da bir hizmetli ilgileniyorsa televizyon konusunda tutumunuzu ona da belirtmelisiniz. Unutmayın ki çocuk her gördüğünü örnek alabilir.
- Otistik çocuğunuzun sosyal etkileşimini arttıracak oyun ve oyuncaklara hayatınızda yer vermelisiniz.
- Televizyon alışkanlığı edinmesini engellemek ve gelişimine katkıda bulunmak adına çok sayıda görüntüsü olan hikâye, masal kitapları okuyabilirsiniz.
- Yaratıcılığını geliştirecek oyun hamuru gibi bir takım oyuncakları ona sunmalısınız.​
 
Üst Alt