Şûle'nin Zeyli

MURATS44

Özel Üye
Konum
MALATYA
ŞULENİN ZEYLİ



İ'lem eyyühe'l-aziz! Bütün kainatı ihata eden bir nurdan hiçbirşey gizlenmez. Ve gayr-ı mütenahi bir daire-i kudretten birşey hariç kalamaz. Ve illa, gayr-ı mütenahinin tenahisi lazım gelir.
Ve keza, hikmet-i İlahiye herşeye değeri nisbetinde feyiz veriyor. Ve herkes bardağına göre denizden su alabilir.
Ve keza, mukaddir olan Kadir-i Hakimin büyüğe olan teveccühü, küçüğe olan teveccühüne mani olamaz.
Ve keza, maddeden mücerred zahir ve batın olan muhit bir nazara, en büyük şey gibi, en küçük birşeyi mazhar ve mahal olduğu san'at nisbetinde büyür. Ve küçük şeylerin nevileri büyük olurlar.
Ve keza, azamet-i mutlaka şirketi asla kabul etmez.
Ve keza, fevkalade bir suhuletle, harika bir sür'atle, müciz bir itkan ve intizamla cüd-u mutlaktan akan asardan anlaşılıyor ki, mikrop gibi en küçük ve daha küçük havai, mai, türabi hayvanlar boş zannedilen alemin yerlerini doldurmuşlardır.
İ'lem eyyühe'l-aziz! Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise, Halıkına muhabbetin daha fazla olmalıdır. Çünkü, nefsinden o daha karibdir. Evet, senin fikrin, ihtiyarın idrak edemedikleri sendeki mahfiyat, Halıkın nazarı ve ilmi altındadır.

İ'lem eyyühe'l-aziz! Âlemde tesadüf yoktur. Evet, bilhassa bahar mevsiminde, küre-i arz bahçesinde, bütün ağaçların dallarında, çiçeklerin yapraklarında, mezrüatın sümbüllerinde hikmet bülbülleri, hikmet ayetlerini tanaggum ve terennümle inşad ettikleri İmân kulağıyla, basiret gözüyle dinlenilirse, tesadüf şeytanları bile kabulle hayran olurlar.
İ'lem eyyühe'l-aziz! Tevhidle bütün eşyayı Vahid-i Ehade isnad etmediğin takdirde, alemde bulunan bütün efradın mazhar oldukları tecelliyat-ı İlahiye adedince ilahları kabul etmek mecburiyetindesin. Evet, gözünü şemsten yumduğun ve timsalleriyle irtibatını kestiğin zaman, timsallerine makes olan şeylerin adedince hakiki şemslerin vücudunu kabul etmeye mecbur olursun.
İ'lem eyyühe'l-aziz! Sen bazı vecihlerden fenaya gittiğin zaman, Halık-ı Rahman-ı Rahimin ilminde, meşhudunda, malümunda baki kalmaklığın, senin bekan için kafidir.
Yahu, herşeyi Sahib-i Hakikisine ver veya ona isnad et. Onun ismiyle al ki rahat edesin. Ve illa, bu kadar eşyayı vücuda getirip nizam ve intizamlarını temin edecek o kadar ilahları kabule muztar kalacaksın.


• • •
 

Benzer konular

Facebook

Üst Alt