O ahenk ve eksilmeyen bereket…

MustafaCİLASUN

Özel Üye
]
Click here to view the original image of 960x713px.

]Hoca efendi ile camide buluş]mak için evine gittik.
Kapının önünde ta
ş]ğ]ınını, kumu, çimento paketlerini görünce, vakit geçirmeden ve yardımlaş]arak hemen harcı kardık, bismillah diyerek duvar örme iş]ine baş]ladık, eyv üç gün içinde duvarı ördük bitirdik. Fakat bu üç gün içinde, o kadar sıcak ilgi ve samimiyet gördüm ki, ş]u zamana kadar hiçbir yerde görmediğ]im kadar!

]Kendimi onlardan biri zannettim, üç, dört tane kızı, iki tanede oğ]lu vardı, hepsi de birbirinden edepli ve hizmetkârdı. Kızları dış]arıda bahçe kenarında, erken saatlerde halıya oturuyorlar, son derece hızlı ve istekli dokuyorlardı. Her zaman önlerine bakıyor ve bana bir ş]ey ikram ederlerken yüzleri kızarıyordu. Kendi aralarında konuş]urlarken, seslerini hiç duyurmuyorlardı.

]ş]ündüm, benim kız kardeş]lerim köyde yaş]ıyorlar, babam son derece sinirli, ağ]abeylerim de ondan farksız, annemin ağ]zında dili yok, oldukça rahatlar. Üstelik halıda dokumuyorlar, böyle olmasına rağ]men; bacılarımın çemkiren, ukalâ, buyruk tutmaz ve ş]ımarık birer huysuz kız, olmalarını anlaya bilmiş] değ]ilim diyerek, İ]brahim usta biraz soluklandı ve sonra yine devam etti.

]Bizim aile sevgiden, ş]efkatten, muhabbetten sanki bihaber, ahenksizlik hat safhada, asabiyet, adavet istemediğ]in kadar bol. Fakat hoca efendinin ailesinde ve her nedense haddinden fazla huzur ve güven bulunuyor, bunun sebebi, hikmeti ne olabilir diye çok merak ederek düş]ündüm. Sanki mutlak talimat verilmiş] gibi, hiç aksatmadan sabah kahvaltısı, öğ]le yemeğ]i, hemen arkasından çay ve meyveler.

]Bu mükemmel düzen, ahenk ve eksilmeyen bereket, o kadar dikkatimi çekti ki; ey Allah’ım, sonsuz ş]ükürler olsun diye hamt ettim. Hoca efendi emeğ]imin karş]ılığ]ını hiç ihmal etmedi, beklemediğ]im miktarda beni memnun etti. Çalış]ğ]ım günlerde bana eş]likederek, gönlümü sohbetleriyle zenginleş]tirdi.



İş]teonun için; Allah bilir ki, seni sever ve sayarım, bulunmadığ]ın ortamlarda her zaman seni örnekgösterir ve gıyabında muhabbetle yâd eder, anarım. İş]te hocanın evinin duvarını örerken,hemen aklıma sen geldin ve keş]kehocanın kızlarından birine talip olsa da, mutlu bir yuva kurmak nasip olsa,diyerek içimden geçirdim.

O]nuniçin sordum sana; ne dersin, düş]ünmezmisin böylesi ş]ahitolduğ]umgüzelliğ]i,paylaş]makistemez misin diyerek yine bana sordu. Sen daha layıksın böyle güzelliğ]e tek baş]ına kalıyorsun, kendin için neden düş]ünmüyorsun, diyerek karş]ılık verdim. Nerde bizde o ş]ans, tek baş]ıma karar vermem mümkün değ]il, çünkü bizim köy adetlerindesıralama vardır.

]Beklemekzorundasın, aksi davranış]töreye karş]ıgelmek olarak anlaş]ılır,bunun bedelini ödemek, çok ağ]ırdırdüş]ünemezsinbile. Sen kiş]ilikve karakter bakımından sevdiğ]im,muhabbet beslediğ]im birkiş]iolarak, evinizin de tek oğ]lubulunduğ]uniçin, senin ihya olmanı istedim dedi.

]Böylesamimi bir itiraf karş]ısındane diyeceğ]imibir an bilemedim, hem sevindim, hem de ş]aş]ırdım,ne söyleyeceğ]imi düş]ünürken, açziyeti yaş]adım. ]Hementoparlanıp bu sevgiye layık olmaya çalış]acağ]ım, teş]ekkür ederim, bahsettiğ]in aile hakikaten çok ilginç ve farklıbir yapıda hoş]insanlarmış]. Allahhanelerinin bereketini ve kısmetlerini açık etsin, yaş]antı bakımından maneviyat yönümüoldukça zayıf olarak görüyorum, o bakımdan kendimi bu aileye uygun görmüyorum.

]Çünküaramızda yaş]antıve anlayış] farkıoldukça fazla, ayrı dünyalarda yaş]ıyoruz diyebilirim.
Ayrıca içimde bulunan manevi bo
ş]lukhat safhada, bizlere zor kısmet olur, böylesi güzellikler, hayırlısı olsundiyerek mevzuu kapattım. O akş]am;enteresandır ama rahatlamış] birkeyifle ve dalaş]tım, efkârımıdağ]ıtmış] ve mutlu olarak İ]brahim’e teş]ekkür ederek ayrıldım.
Do
ğ]rucahızlı adımlarla evimize geldim.

]Gönlümünsevincini, paylaş]makistiyordum, ama kiminle!
Ne yazık ki; yine sinemin derinli
ğ]ine serpiş]tirdim.O yıllara kadar, nasıl çalış]arakokudum ise, yine çalış]ıyorve okuyordum, sanat okulunun metal iş]leri bölümünde ikinci sınıfına devam ediyordum. Ne hikmetse annem,sürekli evlenmemi isteyerek, oğ]lumölmeden önce mürüvvetini göreyim diyerek beni her zaman sıkış]tırıyordu.

]Kendiölçeğ]inegöre, kızlara bakıyor, gözüne kestirdiğ]i bir kızı görünce, bana dahi sormadan, kendi kendine kararveriyor ve gereğ]iniyapmaya çalış]ıyordu.Eve geldiğ]im herfırsatta, akrabalarımızla, mahalle komş]ularımızla, ne zaman bir araya gelsek bu mevzuu açıyor ve kendinemutlaka bir destek arıyordu.

]Önceleriutanıyordum, zamanla sıkıldım, bıktım ve annemi kırmadan izah etmeye çalış]ıyordum, fakat nafile çünkü annem biranönce netice almak istiyordu. Usul hatasında bulunuyor ve farkında olmadan beni üzüyordu.
]

]Anne ş]u anda evlenmeyi düş]ünmüyorum, düş]ündüğ]üm ş]artlarınoluş]masılazım; ısrarcı olmayın, diyerek, gönlünü almaya çalış]ıyordum. Ama gayretlerim maalesefnafileydi, annem bildiğ]iniokumaya devam ediyor, yılmıyor ve yorulma bilmiyordu.


]

]MustafaCİLASUN

 
Üst Alt