Sagay (Abakanlılar)

TÜRKOĞLU

Aktif Üyemiz
Sagay Abakan Türkleri
Sagay Abakan Türkleri

Türklerin eski anayurdu olan Altay dağları ve çerçevesi dünyanın en güzel ve zengin yerlerinden biridir. Bütün Altay sıra dağları, orada bulunan ırmaklar, çaylar, göller, tepeler, yaylalar ve umumen coğrafi adlar hepsi Türkçedir.

En büyük ırmakları ve gölleri Kadın (Rus haritalarında “Katun”) Bey, Aksuğ, Karasuğ, Kızılsuğ, Abakan (= Babahan), Taşlı, Min-suğ ( = Binsu), Altıngöl, Akgöl, Kiçiksır, Ulugsır, Kök Beşik, Kökçük… gibi isimler taşırlar.

Dağları da böyledir. Altay’ın en yüksek şahikası Kadın Başı’dır.

Kan Teger (= Han Tanrı), Ulgen, Izık (= Mübarek, mukaddes), Aladag, Kuzgundag, Bayat, Karlık, Salacık, Kızıldag, Akdag, Kırgız, Bayan, Akkaya, Kızılkaya gibi adlar birbirini takip eder.

Bu Türkçe coğrafi adlar yalnız Altay ve çevresine münhasır değildir. Altaydan dünyanın dört tarafına yayılmıştır. Bu isimler, büyük ve asıl Türk ırkının tarihin bildiği ve bilmediği devirlerden-beri yaşadığı, çalıştığı ve kültür yarattığı sahalarda diktiği kitabeler ve vurduğu damgalarıdır; asırların tahrip ve düşmanların imha edemediği ve edemeyeceği vesikalardır. Bu dağlar, ırmaklar, göller ve topraklar bizimle Türkçe konuşuyorlar… Türk ırkının kahramanlık destanlarını, Türk ulusunun birliğini, Türk ülkelerinin birbirine bağlılığını anamızın diliyle anlatıyorlar.

Altay dağlarından çıkan büyük ırmaklardan biri Abakan ırmağıdır. Bu ırmak Altay sıra dağlarındaki Altın Köl’ün (haritalarda “Teletskoye Ozero”) doğusunda vaki Korbu dağından çıkar. Yukarı kısmı sık ormanlarla örtülü derin yarıntılardan geçerek Ala Dag sıra dağlarının doğu yamaçlarında vaki Sagay Bozkırını (Sagayskaya Step) sulayarak, Minusinsk şehrinden 12 kilometre aşağıda Yenisey ırmağına dökülür.
Bahis mevzu etmek istediğimiz Sagay Türkleri bu Abakan ırmağı sahillerinde ve Sagay bozkırlarında yaşarlar.

Eski terime göre:


SAGAY TÜRKLERİ (ABAKANLILAR)


“Abakanlılar” tesmiye edilen Türk boylarını biz bu boylardan en büyüğünün adıyla “Sagay Türkleri” altında topladık.
Sagay Bozkırı eski Türk kültürünün müzelerinden biridir. Bu sahada bulunan eski bütün eserleri arkeoloji dilinde “Minusin Asar-ı Atikası” diye meşhurdur. Bugüne kadar yapılan araştırmalar ve incelemeler Minusin kültürünü Milattan önceki üçüncü bine çıkarmaktadır. Bulunan eserler basit nakışlarla süslü çömlekler, cilalı taş nadiren bronz eşyalardır. İkinci bine ait sanılan eserler arasında dibi geniş ve nakışlı çömlekler, bronz silahlar, tezyinat eşyaları bulunuyor. Milattan önceki birinci bine ait sanılan buluntular arasında büyük değirmen taşları, heykeller, hayvan resimleri ile süslü bronz altın ve demirden ziynet eşyası, madeni silahlar vardır. Bu kültür tabakasını arkeologlar “Karasug kültürü” tesmiye ederler. Sagay Bozkırında yaşayan eski kavim Milattan önce üçüncü binde at, sığır koyun ve keçi gibi ev hayvanlarından faydalandığı görülmektedir.

Dini fikirlerinin de çok yükselmiş ve inkişaf etmiş olduğu açılan mezarlardaki eserlerin tetkikinden anlaşılmaktadır. Ölüleri defin etmekle beraber yakmak ve külünü gömmek adeti de üçüncü binden-beri devam etmiştir.

Türk ırkından olan Kırgızların Milattan önceki ikinci asırda bu bölgede yaşadığı Çin vakanüvislerine malumdu. Milattan sonraki 9-10 uncu asırlarda da burada Kırgız Türklerinin bulunduğu İslam coğrafyacılarına malumdur. Bu Türklerin çok yüksek bir kültüre malik oldukları Arap müellifleri tarafından kaydedilmiş, ibadethaneleri, mükemmel takvimleri, muntazam askerleri ve yazıları olduğu da tespit edilmiştir.

Sagay Türklerine eski etnoloji edebiyatında Abakan Türkleri, Abakan Tatarları, Minusin gayrı Rusları denirdi. Rusya büyük inkılabından sonra Sagay Türkleri kendilerine — eski Çin kaynaklarında burada yaşayan Kırgızlara verilen— Hakas adını resmi ad olarak almışlar ve Koybal, Öz Sagay, Kaç, Beltir ve sair Türk boylarını içine alan “Muhtar Hakas eyaleti” kurmuşlardı. Sonra bu Muhtar eyalet garbi Sibirya idari bölgesine ilhak edildi.
Hakas eyaleti 49.900 kilometre murabbadır. İdare merkezi Abakan şehridir. 1926 tahrir nüfusuna göre nüfusun 88.872 olup %50 si Türkler ve %5 Rus olmayan diğer kavimlerdir. Kalan %45 Ruslardır.

Sagay Türklerinin ekseriyeti, inkılaba kadar yarım göçebe kavimlerden sayılırlardı. Bununla beraber bir kısmı (mesela Bekir’ler) çoktan yerleşmiş ve çiftçi olmuşlardı. Bunlar Altay’ın en tecrübeli çiftçileri ve demircileri olarak tanınmışlardı.

Sagay Türklerinden Kaçlar son yıllara kadar Rus muhacırlarına nazaran çok zengin sayılırlardı. 1890 senesindeki bir istatistiğe göre, her nüfusa 2 at, 3 sığır, 4 koyun ve keçi isabet ediyordu, ki her aile 10 at, 15 sığır, 20 koyun ve keçiye sahip demekti. Bu vaziyeti Rus inkılabı zamanına kadar muhafaza edebilmişlerdi. “Kolhoz” usulü tatbik edildikten sonra iktisadi vaziyetlerine dair elimizde malumat yoktur.

Sagay Bozkırında yaşayan Türkler başlıca Sagay (Öz Sagay), Beltir, Kaş (Kas), Tuba, Kırgız adını taşıyan zümrelere ayrılırlar. Her zümrenin içinde küçük oymaklar vardır. Bu oymaklara “Söök (= yani kemik) denir. Son zamanlara kadar “Söök”ler kendi içlerinden evlenmezlerdi. Sagay Türkleri Çarlık zamanında resmen Hıristiyan sayılmakta idi. Hakikatte ise eski Şamanizm dininde kalmışlardır. Şaman ayini icra edenlerine eski Türkçede olduğu gibi “kam” denir. Bu muhteşem dini ayinleri “Gök kurbanı” ve “Dağ Kurbanı” ayinleridir.

Lehçe ve halk edebiyatı bakımından Sagay lehçesi ve folkloru diğer Altay – Yenisey Türk lehçelerinden ve edebi mahsullerinden pek az fark gösterir. Radloff’un tasnifine göre bu lehçe Şark Türkçesi Grubu’na girer.

Bariz fonetik hususiyeti şunlardır:

1) Bütün kelimeler sessiz konsonla başlar (mesela: baba, baş, bir, dağ, daz, dört göz, güz” kelimeleri “paba, pas, pir, tag, tas tört, köz, küz” telaffuz edilir.)
2) Diğer Türk lehçelerindeki “ş”den “s” ye dönen ses, iki vokal arasında “z” olur).
3) Sözün ilk sesi olan “y” daima “ç” olur (mesela “yılan, yaz, yol, yok” kelimeleri “çok, çol, çaş, çılan” telaffuz olunur).
4) Sessiz konsonlar iki vokal arasında daima sesli olur (mesela: ata, öküz, dokuz, atası” kelimeleri “ada, ögüs, togıs, adazı” telaffuz olunur).
5) Kelime (eski Türkçede “g,ğ” ile biten lahikalar ve bazı keli-meler müstesna) sessiz konsonlarla nihayetlenir. (mesela “tuz, kız, dokuz” kelimeleri “tus, kıs, togıs” telaffuz olunur).
6) “1” sesiyle başlanan lahikaların “1” sesi sessiz konsonlardan sonra “t”; “n, m, ng” konsonlarından sonra “n”; “1” den sonra “d” olur; vokallerden ve “r”den sonra “1” değişmez (mesela: “taşlar taşlı, kuyruklu, atlı, mallı, atalar, karalar, tatarlar, kamlar” kelimeleri “tastar, tastı, kuzruktug, attıg, maldı, adalar, karalar, kannar, tadarlar, kamnar” telaffuz olunur).
7) Eski Türkçedeki “d” sesi diğer Türk lehçelerinde “y” ol-muştur; (“adgır, kudruk” kelimelerinin-aygır, kuyruk” olduğu gibi). Sagay Türkçesinde ise “z” olmuştur (bazı kelimelerde fonetik icabı “s” olur.)
8) Eski Türkçedeki “ç” sesi bazı ağızlarda “s” olur (üç = üs gibi).
Sagay Türkçesiyle bizim Türkçeyi karşılaştırmak için bir kaç örnek verelim: Sagayca kelimeler:
Ada (ata, baba), ice, ene (ana), karındaş (karındaş), askır, azgır (aygır), azak (ayak), inek (inek), müüs (boynuz), çoort (yoğurt), paar (karaciğer), öpke, ökçe (akciğer), talay (deniz), tengis (deniz), suğ (su, ırmak), tag (dağ), çer (yer), sös (söz), büzük (büyük), ulug (ulu), ırak (uzak), kizi (kişi), as (aş, yemek), azıg (ayı),töl (döl, oğul, evlad), sagıs (fikir), alıg (ahmak), el (memleket, vatan), çurt (yurt), par (var), çok (yok), ot (ateş, nebat) ay, kün (ay, gün), çil (yıl), çılkı (at sürüsü), tas (kel, daz), ızık (mübarek, mukaddes).

Sagayca Cümleler:


Azım as poldu, pazım tas poldu (aşım az oldu, başım kel oldu = “yoksul olduktan sonra hakir oldum” demektir).
Söögü çok kizi polbas, ülgüzü çok ödik polbas (kemiği-soyu yok kişi olmaz, örneği yok edik olmaz)
Temir polza kıska kes, agas polza uzun kes (demir olsa kısa kes, ağaç olsa uzun kes)
Akçalı kara künge çıg (akçamı kara güne yığ = kara gün için topla)
Kizi polsa attıg polar, kiyik polza tüktüğ polar (adam olsa atlı olur, geyik olsa tüylü olur).
Alıg kizide sagıs çok (ahmak adamda akıl yok)
Pusta pugday unum çaydım (buzda, buğday unumu yaydım)
Çar altında çarımdık ippek çadır (yar altında varım ekmek duruyor (harfiyen “yatıyor”).
Sagay (Abakan) Türklerinin halk edebiyatı ve ulusal ananeleri Altay – Yenisey (Radloff’un tasnifine göre şark) Türklerinin muhtelif boylarına dair vereceğimiz malumatın ikmalinden sonra ayrıca bahis mevzuu edilecektir.


Harita
 
Üst Alt