Sor ayaz geceleri, fersizle şen gözleri, ağlayan hali…

MustafaCİLASUN

Özel Üye

944365_586568008044825_771906970_n.jpg








Sen bilir misin?
Çaresiz seslenişleri
Yüreği titreten

Nağmenin hüzün vecdini
Sessizli
ğin esaretinde geçen
Elem reçetelerini
Efkâr selini, ayaz
geceleri,
Fersizle şen gözlerden boşalan demi


Nefes

Vaktine tavdır, aşka arzdır
Gönül
şayet mahzunsa
Ne kadar narla şan hardır
Sükût etmiş bir melal kim için vardır

Ve kime zarardır
Dil konuşsa, umut ruhun inhisarında

Kanatlanarak uçarsa kardır


Ömür

Sevdaya hasredilen bir andır
Ne vakit
aşk gün yüzüne çıkıp,
Umudumla buluşacaktır
Hüzün sinemde ilelebet olacaktır,

Hicranım biran bile durmayacaktır
Gözlerden kan boşalacak,

Nefesim takatsiz kalıp,
Halimle vedalaşacaktır


Vurgun yemiş

Bir asma misali sere serpeyim
Hem nasıl bir keder içinde,

Hale meftun olan bir aşk zadesiyim
Peki, niye böyle dertliyim, hasretin

Firakıyla nefeslenen sefil bir azadeyim
Şimdi kime ne söyleyim,

Bahtım için boyun bükmeliyim,
Secdeyle irkilmeliyim


Yoktur kimseye

Bir sözüm, özümdedir hüzün
Bir gün şakıyacak mıdır
Bu efkârlı gönlüm
Ve gülecek midir yüzüm
Ömür biterken, niyet halisken,

Gül kokusu gelmiyor bilmem ki acep neden
Akıl manam için, idrakim

Ruhumdan tebarüzle şen bir yetim,
Aşk eşiğinde ölmeden


Mustafa CİLASUN

 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst Alt