BULUT

Aktif Üyemiz
Yönetici
yahudileri koruyan agac-.webp
Ömer ibn-i Hamza (ra) bildirmiştir: “Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki:

"Sizler Yahûdîlerle muhakkak savaşacaksınız! Harp o kadar şiddetli olacaktır ki, hattâ taş: ‘Ey Müslüman! Şu arkamdaki bir Yahûdî’dir! Gel de onu öldür!’ diyecektir.”(Müslim, Fiten, 80)

Abdullah bin Ömer (ra) bildirdi: “Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm şöyle buyurdu:

"Yahûdîler sizinle savaşacaktır! Fakat netîcede siz onlara musallat kılınacaksınız! Öldürme o kadar şiddetli olacak ki, bir kaya parçası: ‘Ey Müslüman! Şu arkamda duran kişi bir Yahûdî’dir. Onu öldür!’ diye haber verecektir.”(Müslim, Fiten, 81)

Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: “Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm şöyle buyurdu:

"Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyâmet kopmayacaktır. O harpte Müslümanlar (gâlip gelerek) Yahudileri öldürecekler. Öyle ki, Yahudi, taşın ve ağacın arkasına saklanacak da, taş veya ağaç; ‘Ey Müslüman, Ey Allah’ın kulu, şu arkamdaki Yahudi’dir, gel de onu öldür!’ diye haber verecektir. Sadece garkad ağacı müstesna, çünkü o, Yahudilerin ağaçlarındandır.”(Müslim, Fiten, 82)

Evet, ahir zaman Peygamberi (asm) buyuruyor:

“Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, 'Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.' diyecek. Sadece garkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.” (Ennihaye, cilt 1, shf. 87, 103, 104, 117; İbni Mace, cild: 2, shf: 1363; Müslim, cild: 4, s. 2239)

Hadiste adı geçen garkad ağacı, Kâmus’ta “Sincan dikeni” veya “Yahudi ağacı” olarak belirtilir. Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde ise Karaçalı, Karadiken, Kunar, Çalıtohumu, Çalıdikeni, Çeşmizen ve Hz. İsa (as) dikeni gibi çeşitli isimler altında tanınır. Boyu iki-üç metre olan bu ağacın Lâtince ismi “PALIURUS SPINA CHRISTI”dir.

Tehlikeli dikenlere sahip olan bu ağaç, Filistin havalisinde Yahudiler tarafından hâlen çok yaygın bir şekilde dikilmektedir...

“Onlar toplu olarak sizinle savaşmazlar, ancak müstahkem şehirlerde yahut surların ardında sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri oldukça çetindir. Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalpleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.” (Haşr, 59/14)

Bundan yıllar önce gazetecilerin, İsrail Devleti’nin o günkü başbakanı Şimon Perez’e “Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor.” diye hatırlattıklarında, Perez şu cevabı vermişti: “Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin, düşünürüz.” (Tercüman Gazetesi, Ergun Göze, 1986)

Hadislerde Müslümanların Yahudilerle savaşacakları açık bir dil ile bildirilmiştir. Bu savaşta Müslümanların saldırgan taraf olmayacağını da hadîslerin metninden anlamak mümkündür. Müslümanlar dâvâlarında haklı bulunacaklardır. Bundan dolayı Müslümanlar; Müslüman olsun gayri müslim olsun dünya kamuoyunu arkalarına alacaklardır. Hadiste taş ve ağacın konuşması, insanlığın ortak vicdanına, yani dünya halklarının ortak sesine teşbihtir.

Demek, dünya kamuoyu Yahudileri tasvip etmeyecektir. Ancak Yahudileri saldırganlıklarında tasvip eden, onlara destek veren, onları koruyan ve kollayan ve onlar adına savaşan bir kavim olacaktır. Bu kavim, istikbali çok net gören Peygamber Efendimiz (asm) tarafından “garkad ağacı” olarak tasvir ve teşbih edilmiştir.

O zaman henüz kurulmamış olan Basra ve Bağdat şehirlerinin kurulacağını ve buralarda Müslüman halkın yaşayacağını Allah Resûlü (asm) mucizevî bir şekilde haber vermiştir. Nitekim bu hadis-i şerife Üstad Bedîüzzaman Hazretleri de temas etmiştir.

Bilindiği gibi hicrî 656 tarihinde Bağdat bir kez de Hülâgu tarafından yakılıp yıkılmıştır. Böylece Benî Kantûrâ’nın yorumu çıkmıştır. Fakat günümüzde Yahudilerle dirsek teması bulunan Amerika ve İngiltere’nin Bağdat’ı ve Basra’yı yeniden yakıp yıkması, Benî Kantûrâ zulmünü, bu defa Yahûdîlere destek veren "garkad ağacı" teşbihiyle birlikte, bir defa daha gündeme getirmiştir.

Günümüzde Yahudi fitnesinin Orta Doğu’yu ne derece ateş cehennemine çevirdiği malûmdur. Hadislerden anlaşılan odur ki, Yahudiler bozguna uğratılıncaya kadar bu savaş ahir zamanın acı bir musibeti olarak devam edecektir. Allah hayıra tebdil eylesin. Âmin...
 
okuduğum konu gerçekden mükemmeldi ve yaşadığımız yaşananlar dile getiriliyor
kutlarım arkadasım
iyi günler
 
Konu gayet açık ve kaynaklara dayalı şekilde izah edilmiş. Bu tür meselelerde en büyük problem, insanların çoğu zaman meseleyi gerçekten öğrenmek için değil, kendi ön yargısını doğrulamak için araştırma yapmasıdır. Tarih boyunca bazı toplumların hakikatten uzaklaşmasının sebebi de çoğu zaman bu olmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hakkında ortaya atılan iddiaların önemli bir kısmı, hadislerin bağlamından koparılması veya ilmî usul dikkate alınmadan yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim ilgili rivayet, sahih hadis kaynaklarında geçmekle birlikte bunun bir emir değil, ahir zamana dair bir haber olduğu âlimler tarafından açıkça ifade edilmiştir. Sahih hadislerde kıyamet alametleri anlatılırken Müslümanlarla Yahudiler arasında bir savaş olacağı bildirilmektedir; bu, genel bir öldürme çağrısı değil, geleceğe dair bir haber mahiyetindedir.

Nitekim bu rivayet, en güvenilir hadis kaynakları arasında kabul edilen Sahih Buhari ve Sahih Müslim’de yer almakta ve kıyamet alametleri bağlamında aktarılmaktadır.

Bugün bazı çevrelerin bu tür rivayetleri çarpıtarak İslam’ı şiddet dini gibi göstermeye çalışması yeni bir durum değildir. Ancak tarih boyunca olduğu gibi bugün de gerçekler, ilmî araştırma yapanlar için açıktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) merhameti, adaleti ve doğruluğu ile tanınmış bir peygamberdir ve onun hayatı incelendiğinde düşmanlarına karşı bile ölçüyü elden bırakmadığı açıkça görülür.

Bu nedenle konuyu kaynaklarıyla birlikte ele alan bu paylaşımın faydalı olduğunu düşünüyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
 

Forum Görünümü

Konular
55.424
Mesajlar
136.181
Toplam kullanıcı
6.098
Son üye
oxenon.com
Geri
Üst