Varoluş Gayesi

mahzungarip

Yönetici
Varoluş Gayesi
Bismihi Subhanehu.
Hamd (övüler), ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve mağfiret diler/dileniriz. O’nun Habibi iki cihan serveri Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya kâinatın zerratı adedince Salât ve Selam olsun. Zira O peygamberlerinde efendisidir. Aynı şekilde Salât ve Selam’larımızı O’nun sevdikleri, al ve ashabı içinde tekrarlıyoruz. Nefislerimizin şer­rinden, kötü amellerimizden ve tüm şerli ins ve cinnin şerrinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hi­dayete erdirirse onu saptıracak yoktur, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur.


Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederiz. O, tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederiz ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ
"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün."[1]

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” [2]

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا
يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا
"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır."[3]
Evet:
Şüphesiz, sözlerin en doğrusu Allah'ın Kelam'ı Yüce kitabımız Kur’an, yol­ların en hayırlısı Muhammed’in (s.a.s) ve O’nun al ve ashabının yoludur. İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olan, amellerin en hayırlısı azda olsa sürekli olan ve yine aynı şekilde amellerin en şerlisi/kötüsü ise sonradan uydu­rulanlar ve hiçbir şekilde Allah ve Rasulünün yoluna uymayan ve hatta Kur’an ve sünnete ters düşendir. Sonradan uydurulup dine sokulan her amel bid'at, her bid'at sapıklık ve her sapıklık da /ateştir/ateştedir.
Her işimizin başı besmele, sonu ise hamd’ü senadır. Hayata ilk göz açıp ta etrafımıza merhaba derken, bismillah diyerek girmiş olduk dünya denilen sınav salonuna ve ahiretimizin mezrası (tarlası) olan, ebedi yurdumuz cennet bahçelerinin tohumlarıyla geldik/gönderildik aslında bu toprak denen mayamızın meydanına. Hakikatte dönüşümüzde ancak hamd ederek göçmek olacaktır ebedi yurdumuz olan cennet diyarına.
وَهُوَ الَّذِي يَتَوَفَّاكُم بِاللَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَى أَجَلٌ مُّسَمًّى ثُمَّ إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُون
“O'dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzleyin sizi dirilten... Sonra dönüşünüz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.”[4]
Bismillah deyip dünyaya ayak basan biz insanoğlunun önce kulağına ezan’ı Muhammedi okunur, sonra terk ederken bu dünyayı namaz kılıp dualar okunur ardı sıra. Hayatımız besmele ve hamdele arasıdır veya tüm hayatımız ezan ve namaz arasıdır aslında. Önemli olan bu arada ne yaptığımız, ne kazandığımız ya da neyi kaybettiğimizdir. Uyku ile uyanıklığımız, gece ile gündüzümüz, çocukluğumuz gençliğimiz ve bir ömür boyu yaşam sürüp bekleyişimiz/beklentilerimiz (dalalet ve sefahette geçmişse eğer) sadece koskoca bir hiç… Gidin kabirlere bakın ki hepsi işini bitirmeden gitmişlerle doludur!
Evet, dünyayı sadece yiyip içmeden ibaret zannediyorsak ve de bir boşluk içerisinde geçiyorsa ömür, yaradılış gayemizin farkında ve hissinde değilsek, bu hayat bize bir büyük kayıp ve ebedi saadete ulaşma biletinin yırtılıp yakılması, yitirilmesidir ve geri gelmemecesine kaybolmasıdır şansların. Çünkü artık ikinci bir şans yok, verilmeyecek.
Bizleri hayvanlardan ayıran en büyük ve en önemli özelliğimiz aklımızın varlığı ve imandan sonra en büyük nimet akıldır ve aklı olmayanın dinide yoktur Hadis-i şeriflerinin sırrınca, bizler bu nimetin kadrini bilmez, kullanmaz/kullanamazda heba edersek hayvanlardan farkımız yok değil “çoook”. Asla hayvanlar gibi olamayız, Kur’anın beyanıyla belki daha aşağı derecede oluruz.
أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا
Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.”[5]
وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِّنَ الْجِنِّ وَالإِنسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لاَّ يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لاَّ يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لاَّ يَسْمَعُونَ بِهَا أُوْلَئِكَ كَالأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُوْلَئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” [6]Buyrulmaktadır. Ayet-i celilelerde geçen en’am kelimesi memeli hayvanlara verilen isimdir. Ki asıl anlatılmak isteneni günümüz tabiriyle (ağır olacak) şöyle de anlayabiliriz; “Onlar öküz gibidir hatta daha da aşağıdırlar.”[7]Çünkü hayvanlar fıtri ibadetleri olan vazifelerinden hiçbir şekilde sapmayıp itaatsizlik etmez ve etmiyorlar. Bu vazifeyi yapmak için gereken emeği sarf eder ve ediyorlar. Hiçbir azalarını ve cihazlarını yaratılış gayesinin dışında kullanmaz ki kullanmıyorlar. İleri gitmeseler de, geri kalmaz ve kalmıyorlar. Rabbini tanımayanlar (kâfirler) ise, hayvanların yaptığı bu fıtri ibadeti bile anlamazlar/anlayamazlar. Aza ve cihazlarını, ibadette değil, sefahat ve dalalette kullanırlar. Yani emanete ihanet ederler. Nitekim Kur’an-ı Kerimde hitaben;
إِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَى السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْإِنسَانُ إِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا
“ Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif et­tik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, korktular. Onu insan yüklendi çünkü o çok zalim çok cahildir.” [8] Buyrulmaktadır. O halde nerde/nerede kaldı kâfir için, Rabbini tanımayan, O’na kulluk edip şükrünü ifa etmeyen/edemeyen, insanlığından aciz kullar için hayvana yetişmek! Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti Oku! Ve muhatabı bizler,
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
“Yaradan Rabbinin adıyla OKU!”[9]Oku da neyi okursan oku ama Allah’ı bul, yaratanını tanı, tefekkür et, kâinatı seyret, kendine bak ta san’atını gör, san’atkârını tanı ve Rabbini bil mesajı verilmektedir akıl sahibi insan olan insana. Emr-i bi'l-maruf, nehy-i ani'l-münker", düsturu, varlığı yaratılış gayesine götüren bir yoldur. Allah (c.c), kâinat sarayını bu ulvi vazife için bina etmiş ve yine insanı bu sarayda ulvi vazife için halife yapmıştır. Peygamberlik vazifesi de, bu ulvi sebepten dolayı kurulmuştur. Ki bunlar hiçbir canlının, yer ve göğün kabul etmediği ve edemediği emanetlerdir ki onu insan yüklendi ve akıl nimeti gibi daha birçok nimetler hiçbir canlıya verilmezken, kâinatın insanın emrine amadeliğide yine bu emanettir. “Ve sana yakin (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!” [10]Ayet-i celilesinin sırrınca Yüce Mevla’ya Hakkıyla Kul olmayı ve Habibi Muhammed Mustafa‘ya (s.a.s) ümmet olma şerefine ve şefaatine nail olma temennisiyle "İnsanların hesapları yaklaştı. Hâlbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler"[11] hitabına maruz kalmama niyazıyla, “Ancak senden yardım diler ve ancak sana kulluk ederiz”[12] duası ve yakarışıyla, varlığının gayesini bilenlere selam olsun.

Yokluktan Varlığa Çıkmışken Sonsuzluğa Doğru Kitabımızın Önsüzü.
Selam Ve Dua İle.
İhsan ÇALİŞİR
15.04.2011​
 

MURATS44

Özel Üye
Allah razı olsun.Yaradılışın anlamını güzel ve net açıklamaış.Teşekkürler.
©Murat's44
 

MURATS44

Özel Üye
Yaradılış konusuna tam girmemiş.Ama ipuçları var.Anlayana devamı zaten içinde
©Murat's44
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

ALİYE

Yeni Üyemiz
ibretlik diyoruz ya ibret alınması gereken en güzel sözler EY İNANANLAR HALA DÜŞÜNMEZMİSİNİZ
 
Üst Alt