nefesin

  1. MustafaCİLASUN

    Nefesin bir vakti var,hazan eyleme yar!

    [FONT=Sylfaen, serif] [FONT=Sylfaen, serif]Ne zehiri an, [FONT=Sylfaen, serif]ve ne de batıla kan [FONT=Sylfaen, serif]Canına kıymak isteyen, [FONT=Sylfaen, serif]umuttan yüz çeviren olma can [FONT=Sylfaen, serif]Duygular [FONT=Sylfaen, serif]esen yel gibidir, [FONT=Sylfaen...
  2. MustafaCİLASUN

    Her nefesin bir hesabı var, suskun nidası ar!

    Herşey söylenmiyor Kalpten sökün etse bile akıl sır verdirmiyor Ruhumdan südur hicran ne vakit dile geliyor,sessizce düşündürüyor Heves çırpınsada muvazene geçit vermiyor, irade metanette niye direniyor Kalp tebessüm ettirir Nefs kahkaha atırmakmak için bahane içindedir Kemaliyet...
  3. MustafaCİLASUN

    Ne nefesin şiarısın, ne de aşkın farkındasın!

    Sanki yalnızca yaşayansın Farkı fark etmeyecek kadar idrakin firkatinden uzaksın Kendi adına bir yangınsın, caziben için nefes alan hicransın, ne aldanansın Kal ediyorsun hiç düşünmüyorsun, gönül kırmayı niye bu kadar çok beceriyorsun Vakit beklenen esrardır Bilmem ki seni hangi zamanda...
  4. MustafaCİLASUN

    Nefesin meramına ve şiarına ram olmak!

    Akıp gidiyor, vecdini hasrediyor Kim ne söylerse boyun büküyor, mefkuresine cehd-i aşkıyla ilerliyor Müddetin ihsanıyla bedelleşiyor, akıl ve idrak için neden hicran içine giriyor Düşünmek, farkı fark ettiren esine gönül vermek, sevdasının hazzıyla ömür tüketmek Han virane olmuş, kimseler yok...
  5. MustafaCİLASUN

    Sual eden nefesin o an ki halini anla!

    Gönlü şefkatin salinde olan Ruhunun sessizliğinden tebarüz eden vicdanıyla bir farkı anlaşılan Yaban olmaktan, serap ile uğraşmaktan,kuraklıktan haz almaktan kurtulandır Hesabın içinde anlamlaşan candır, emesuliyetin idrakinde olan zarif bir insandır Bilmeyen,pişkinliğe vurmazsa Ne derleri...
  6. MustafaCİLASUN

    Ne hazindi hasrettiğin nefesin ve hüzünle gidişin!

    Ne yılar yetti Ve ne de bahşedilen ömür Dertleri anlatmak için kifayet edecek bir faziletti Nihayetinde Kendi halinde masum bir nefesti Çok gayret etti, mısralarıyla gönülleri ne fethetti Nesillerin dağarcığında Fevkalade kök salan bir çınarı ebetti Yalnızlık onun için ne büyük bir...
  7. MustafaCİLASUN

    Müddet-i nefesin dirdarında ki ey yolcu!

    Vuslatın serabından içersin Kalbinin letafetleriyle sinenden sahifeler seçersin Kim bilir hangi umutta demsin ve sabrın vuzuhunda kedersin Zihnin girdaplarında çilesin, azimetin bağrında sefilsin ve iradene kefilsin Nice bahtlar umuda kanıyor Yağmur damlaları ötelerden ikramla hicranı anıyor...
  8. MustafaCİLASUN

    Halime duçar olur nefesin, sessizliğin lal olan dilisin!

    Henüz titreşimler başlıyordu Hissiyatım renklerin birliğinde edep diliyordu Kalbim yıllara sâri suskunluğunu terk ederek şevke erişiyordu Meğerse gönülde ne baharlar Hazanın mahzunluğunu anlatan sessiz çığlıklar Baharın sancısıyla ses vermez ağıtlar vaktin zuhurunu bekliyor Ne vakit seni ansam...
  9. MustafaCİLASUN

    Meftun eden bir naif nefesin kalbi edep yadıyla!

    Zarafetine Gizlediğin nefesine Nisa kimliğinde ki edebi haline Sabrın Dirliğinde ki çilene Seni sende alan zalimin çarkına Çıkar Uğruna solgunluğa Çaresiz kalışına sessiz soluğuna Naifsin Sen payeler şevkisin Özelsin, hususen yetiştirişmişsin Annenin Dilinde özlemsin Babanın en müstesna...
  10. MustafaCİLASUN

    Nefesin müddetini bilmek ve sahibine aşkla yönelmek!

    Bahşedilen gücümün serencamında Hakkı tespit, batılı ret olgusu vardır İnsan, âdem kemaliyetinde manadır Ölüm haktır nefsin nizamı hakikattir Hareket ve gücün kullanılan manası Hayrı tavsiye edip, kötülüğü mendir Umudun seyrinde, şer bir çoraklıktır Akıl ulviyet için vardır kalp hakkındır...
  11. MustafaCİLASUN

    Nefesin olsaydım, aşkına kansaydım!

    Ne olurdu Seni kaybetmeden Saclarında bir tel olsaydım O güzel Parmaklarında Kestiğin tırnağı koklasaydım Seninle Hasreti kanasıya Anlayarak hicranı unutsaydım Gözlerinle Gecenin hüznünü Şevk içinde aydınlatsaydım Uykuna Nezaret etseydim Gecelerin serinliğinde yazsaydım Senin...
  12. MustafaCİLASUN

    Vurgun yemiş bir nefesin halindeki aşk!

    Gözlerimin açıldığı, yüreğin dağlandığı andı İlk evreler batmaya ramak kalmış bir yelkenli andırıyordu hali Merakın her lehçesi şehre dilmişti, dertlerin ve elemin esrar perdesi aralandığında Efkârın busesini dile getirmek harap olmuş bir kalbi yeniden imar etmek hayli zordu Bakışları içimi...
Üst Alt