Tasavvufi Kavramlar

Risale-i Nur'da Tasavvuf Risale-i Nur’un, ne Doğu’nun ne de Batı’nın müktesebat ve felsefesinden gelmediğini, doğrudan Kur’an’ın arşından alındığını ifade eden Bediüzzaman gibi, tasavvufun Şeyh-i Ekber’i Muhyiddin İbn Arabi “Kitaplarımın tümü, Kur’an’dan ve O’nun hazinelerinden alınmıştır”...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Medeniyetlerin ve yaşamın en eski tanığı Anadolu’da da yedi yüzyıldır durmayan bir dönüş, içerdiği gücü tüm dünyaya yayacak kadar etkili bir manyetik alan yarattı ve dönüşünü sürdürüyor hala… Bu dönüşün adı Semâ dönüşüdür ve başlatan da Mevlana adında bir Anadolu bilgesidir...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 752,
Cevaplar
0
Görüntüleme
752
KEŞKÜLÜ FUKARA Gezgin dervişlerin hiç yanlarından ayırmadıkları, hikmetine inandıkları son derece estetik bu kapların maalesef günümüze kadar çok azı ulaşabilmiştir. Bu keşküller dervişler tarafından su kabı olarak, yemek tabağı olarak ya da kuyudan su çekmek gibi amaçlarla kullanılan...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 2K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
2K
TASAVVUF / Şeriat-Tarikat-Hakikat-Marifet İnsan, iki yönlü bir varlıktır. Bunun birisi; insanın içinde yaşadığı dış dünya, diğeri de insanın içinde yaşayan, iç dünyadır. Dinin de böyle insan yapısına endeksli olarak iki cephesi bulunmaktadır. Bunun zahirîne Şeriat ve Tarikat denilir. Batınına...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
1K
Asıl faaliyet sahası gönül âlemi olan tasavvuf, mânevî ve derûnî his, fikir ve heyecanları belli bir üslûp ve âdâb dâhilinde satırlara, mısralara, yâni kelâma da aksettirmiştir. Böylece ferd olarak birebir ulaşamadığı nice sadırlara, satırlar vâsıtasıyla ulaşırken sâdece gönüllere değil...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 972,
Cevaplar
1
Görüntüleme
972
Tasavvuf - www.RasuleHasret.com Fennî ilimler, varlıkları ve hâdiseleri tek tek tahlîl ederek, onların husûsiyetlerini umûmî kâideler hâlinde ifâde etmeye çalışırlar ki, bunlara "tabiat kânunları" denildiği bilinen bir keyfiyettir. Bütün bu ilimlerin ortaya koyduğu ûmûmî hükümleri bir kere...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 983,
Cevaplar
1
Görüntüleme
983
Fennî ilimler, yani laboratuar müşâhedeleriyle ispatlanabilen ilimler, -ilk nazarda- tasavvufla alâkasız gibi görünürse de gerçek böyle değildir. Varlıkların ve hâdiselerin var oluş hikmet ve keyfiyetlerine dâir bir gâye peşinde koşan her ilmî faâliyetin yolu, nihâyette metafizik bir noktaya...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 946,
Cevaplar
1
Görüntüleme
946
Lügatte fıkıh, bilmek, anlamak, incelikleri kavramak manasındadır. İslâm'ın ilk zamanlarında dînî ve dünyevî bütün hususlarda bilinmesi lâzım gelen her şey fıkıh adı altında öğreniliyor, bu ilimle uğraşanlara da fakih, yâni âlim deniliyordu. Bu mânâda fakih kelimesi, varlığın ve hâdiselerin...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 909,
Cevaplar
1
Görüntüleme
909
Cenabı Hak seni yakin hakikatlerin ve ilâhî marifetlerin sonuna eriştirsin. Bil ki, bu anlatılan makamlar ricalullah için büyük makamdır, pek zor, şiddetli ve korkulu bir yerdir. Tevhidin hakikatine zâhir ehlinden hiç kimse erişememiştir, yani tasavvuf erbabının dışındaki âlimler bunları...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 819,
Cevaplar
0
Görüntüleme
819
Mürşid-i kâmilin saliki yönlendirme hususunda başvurduğu vasıtalardan bir diğeri de duadır. Bu da, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in sünnetine ittibâdan doğmuş olan bir keyfiyettir. Bilindiği üzere Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, Müslüman olmadan önce, tasavvur olunabilecek...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 950,
Cevaplar
0
Görüntüleme
950
Bidâyette tasavvuf sûfî bî-cân olmağa derler Nihâyette gönül tahtında sultân olmağa derler "Tasavvufun başlangıcı, maddî varlığından sıyrılan ve kendinde bir varlık görmeyen, kısaca iradesini Hakk'a teslim etmiş bir sûfî olabilmektir. Sonu ise, bütün ilâhî güzellikleri kazanarak gönül tahtının...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 6K,
Cevaplar
0
Görüntüleme
6K
Tasavvuf ehlinin büyüklerinden Abdülhâlık Gucdevânî -kuddise sirruh-Hazretleri'nin tespit ettiği bâzı prensipler vardır. Husûsan Nakşî yolunun takip ettiği seyr u sülûk usûlünde, yâni ham vasıflardan kurtulup, kâmil insan hüviyetine ulaşmayı hedefleyen mânevî terbiyede bu prensiplere riâyet...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 875,
Cevaplar
1
Görüntüleme
875
Üsküdar da Alaca minare karşısında metfun kutbu’l ârifin ve ğavsul vasilin Şeyh Sadık Efendi (kuddise sirruhul-aziz)hazretlerinin kitab-ı mahbublarıdır: Allahü Zül-Celâl’e hamd ü sena, Resulüne salâvat ve selamdan sonra talibi didar ve salik-i rah-ı hakikat olan mü’min kardeşlerime dualar okuyup...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 949,
Cevaplar
1
Görüntüleme
949
Bu kısma giren kalpler, zâkir ve diri kalplerin tam zıddı olarak îmâna dâir nasip kapıları mühürlenmiş ölü kalplerdir. Böyle kalplerin, cehennem çukurlarından bir çukur olan bâzı mezarlardan farkı yoktur. Bu kalpler, peygamber, velî ve sâlihlerin kalplerinin tam zıddı olan kalplerdir. Nefsanî...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 778,
Cevaplar
0
Görüntüleme
778
Kalp, tasfiye edile edile, beşerî ve tasavvufî temrinlere munzam (ilâve) olan Allâh'ın lutf u keremiyle, yolun nihâyetinde öyle bir hâle gelir ki, sâhibini sûreten insan bırakmakla berâber, sîreten âdetâ melekiyet derecesine yükseltir. Bu durumda olanlardan bâzıları, fezâdaki sonsuz yıldızlardan...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 822,
Cevaplar
1
Görüntüleme
822
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-'ı mahlûkatın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır. Lâkin Hak Teâlâ, Hazret-i Âdem ve nesline lütfettiği şeref ve itibarın îcâbı olarak, onun cennette bulunmasının sırf lütuf ile değil; istihkak netîcesinde, yâni bir bedel...
- Cevaplar: 1 Görüntüleme: 755,
Cevaplar
1
Görüntüleme
755
Tezkiye lügatte, temizlemek, arındırmak manalarının yanı sıra, artırmak, geliştirmek, bereketlendirmek ve feyizlendirmek anlamını da ihtiva eder. Bu mana çerçevesinde tezkiye, esasen manevi eğitimin bütün seyrini ifade eder. Nefsi tezkiye; öncelikle onu küfür, cehalet, kötü hisler, yanlış...
- Cevaplar: 2 Görüntüleme: 1K,
Cevaplar
2
Görüntüleme
1K
“İnsanları Allah’a götüren yollar, mahlûkatın nefeslerinin adetleri kadardır.” Bu yollar ise gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin açmış oldukları yollardır. Her peygamberin kendisinden sonraki peygamberlerle Risâlet görevi sona ermiştir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v)’e gelinceye kadar her peygamber bir...
- Cevaplar: 2 Görüntüleme: 835,
Cevaplar
2
Görüntüleme
835
"Ey iman edenler! Allah’tan ittikâ edin ve sadıklarla beraber olun!" (et-Tevbe, 119) Kalbin mâsivâdan muhafaza edilmesi ve dâimâ hayır telkînlerine muhatap kılınması için, ruhaniyetlerinden feyiz alınabilecek gönül ehli sâlih ve sâdıklarla ünsiyet zarûrîdir. Çünkü her uzuvda bir irâde...
- Cevaplar: 2 Görüntüleme: 972,
Cevaplar
2
Görüntüleme
972
Bu kısma giren kalpler, zâkir ve diri kalplerin tam zıddı olarak îmâna dâir nasip kapıları mühürlenmiş ölü kalplerdir. Böyle kalplerin, cehennem çukurlarından bir çukur olan bâzı mezarlardan farkı yoktur. Bu kalpler, peygamber, velî ve sâlihlerin kalplerinin tam zıddı olan kalplerdir. Nefsanî...
- Cevaplar: 0 Görüntüleme: 569,
Cevaplar
0
Görüntüleme
569
Üst