BULUT

Aktif Üyemiz
Yönetici
İL : GENEL
TARİH : 15 Mayıs 2026
TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ

toplumsal sorumluluklarımız-.webp
Muhterem Müslümanlar!


İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan şu ifade ne kadar da önemlidir: “Üzerinde kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını ver!”[1]

Aziz Müminler!

Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği, çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir. Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden geçmektedir. Yüce Rabbimiz, “Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O’nun varlığının delillerindendir”[2] buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey; eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin yerini asla dolduramaz.​

Kıymetli Müslümanlar!

Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir sorumluluğumuzdur. Ecdadımızdan bize miras kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir. Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”[3]

Değerli Müminler!

Engelleri azimle aşmaya çalışan kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Bu sebeple “Kim, kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir”[4] nebevi tavsiyesine uyarak; ibadethanelerimizi, okullarımızı, binalarımızı, sokaklarımızı, engelli kardeşlerimizin kullanabileceği şekilde imar etmeliyiz. Hayatı, özel gereksinimli kardeşlerimiz için kolaylaştırmanın gayretinde olmalıyız.​

Aziz Müslümanlar!

Bugün, topyekûn bütün insanlık, pek çok yıkıcı unsurla karşı karşıyadır. Hiçbir sınır ve değer tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar, televizyon programları ve filmler aracılığıyla toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir. Sapkın akımlar ve batıl ideolojiler eliyle, gençlerin zihin dünyaları bulandırılmaya çalışılmaktadır. Böylesine bir çağda bize düşen; Rabbimizin emirlerine hakkıyla uymak, fıtratımıza sahip çıkmak, nebevî ahlakı ailemize ve nesillerimize aktarmaktır.

Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua ile bitiriyoruz: “…Rabbim! ‘Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi de salih kimseler eyle…”[5]

KAYNAK
[1] Tirmizî, Zühd, 63.
[2] Rûm, 30/21.
[3] Ebû Dâvûd, Zekât, 45.
[4] Müslim, Birr, 58.
[5] Ahkâf, 46/15.


Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
 
Son düzenleme:
Bu hutbeyi okurken aslında toplum olarak ne kadar büyük bir sorumluluğun içinde yaşadığımızı bir kez daha düşündüm. Sadece kendi hayatımızdan değil; ailemizden, komşularımızdan, gençlerden, yaşlılardan, hatta hiç tanımadığımız insanlardan bile mesul olduğumuzu hatırlattı. İnsan bazen farkında olmadan “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışına kayabiliyor. Oysa İslam, sadece kendini düşünen değil; çevresinin derdiyle de dertlenen bir insan olmayı emrediyor.

Özellikle ahlakın, merhametin, saygının ve yardımlaşmanın her geçen gün biraz daha zayıfladığı bu dönemde böyle hutbelere gerçekten çok ihtiyacımız var. Toplumsal sorumluluk dediğimiz şey sadece büyük işler yapmak değildir; bir gönül almak, bir yetimi sevindirmek, anne babaya güzel davranmak, kul hakkından sakınmak bile bunun en önemli parçalarındandır.

Hutbede anlatılanlar bana şunu hissettirdi: Eğer herkes önce kendi ahlakını düzeltmeye çalışsa, toplumun birçok yarası kendiliğinden iyileşmeye başlayacak. Çünkü güçlü toplumlar önce güzel ahlaklı insanlar yetiştirerek ayakta kalır.

Rabbim bizleri sadece kendisi için yaşayan değil; ümmetini, milletini ve insanlığı düşünen kullardan eylesin. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Çok anlamlı ve düşündürücü bir hutbe.
 
Bu hutbe, toplum içinde yaşayan her insanın birbirine karşı sorumluluğu olduğunu çok güzel hatırlattı. Sadece kendimizi değil; ailemizi, komşularımızı ve çevremizi de düşünmek zorundayız. Güzel ahlak, saygı ve yardımlaşma olmadan güçlü bir toplum kurulamaz. Rabbim öğrendiklerimizi hayatımıza uygulamayı nasip etsin.
 
Hutbe de, insanın sadece kendinden değil toplumdan da sorumlu olduğu gerçeği çok etkileyici şekilde anlatılmış. Özellikle birlik, merhamet ve kul hakkı konuları insanı derin düşünmeye sevk etti. Rabbim topluma faydalı, güzel ahlaklı kullardan olmayı nasip etsin.
 
toplumsal sorumluluklarımız-2-.webp
Bu hutbe, birey olarak sadece kendimize değil, yaşadığımız topluma karşı da sorumluluklarımız olduğunu hatırlatıyor.

İslam’ın sadece ibadetlerden ibaret olmadığını, sosyal hayatı da düzenleyen bir din olduğunu çok net ortaya koyuyor.

Komşuluk hakkı, yardımlaşma ve adalet gibi değerlerin ihmal edilmesi toplumda büyük boşluklar oluşturuyor. Her birey görevini hakkıyla yerine getirdiğinde, daha huzurlu ve güvenli bir toplum oluşur.

Bu bilinçle hareket etmek hepimizin hem dini hem insani görevidir. Rabbim bu sorumlulukları hakkıyla yerine getirmeyi nasip etsin.

Amin.
 

Saat

Forum Görünümü

Konular
55.412
Mesajlar
136.119
Toplam kullanıcı
6.098
Son üye
oxenon.com
Geri
Üst