GünüBirlik Tatil Heybeliada

VuSLaT

Yönetim
Yönetici
Günü Birlik Tatil HeybeliADA

Bu kez istikametimiz Halki Ada, yani Heybeliada. Uzaktan baktığımızda gerçekten bir heybeye benziyor. Vapur adaya yaklaşırken bunu bizzat görebiliyorsunuz. Burada şehirden, gürültüden ve tabii trafikten uzak bir gün geçirebilirsiniz.

01.jpg


Heybeliada'ya ulaşım Kabataş, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve denizotobüsü ile sağlanıyor. Eğer vapur başka bir adaya uğramazsa, Heybeliada'ya Bostancı'dan yaklaşık yarım saat süren keyifli bir deniz yolculuğu sonunda ulaşıyorsunuz.

02.jpg


İskeleye yaklaşırken, sahildeki Deniz Lisesi'ni, yani eski Bahriye Mektebini göreceksiniz. Bu okulun orada olmasından mı bilinmez, vapurdan iner inmez Heybeli'nin , Büyükada ile ne kadar farklı olduğunu görüyorsunuz. Çok daha az gürültü, daha az kalabalık bir ada karşılıyor sizi... Heybeli biraz sanki sakinliğin adası gibi...

03.jpg


İskeleden faytonculara doğru yürürken, çay bahçesinde, Orhan Pamuk'u görüyoruz. Karşısında martılar, aldığı notlara dalmış ama dayanamıyoruz ve hemen soruyoruz, nedir Heybeli'yi sizin için bu kadar özel yapan?
Ve hemen cevap veriyor bize: "Ben doğduktan iki hafta sonra Heybeliada'ya bundan aşağı yukarı 50 yıl önce gelmişim. O zaman bu zaman hep gelirim. Burası yazları benim hayatımin merkezidir. Hala da çok seviyorum. Yazları burada geçiriyorum. Çok da memnunum. Öteki adalar biraz daha orta yukarı sınıfların zenginliklerini gösterme yeridir. Burası daha çok insanların tatil yaptığı dinlediği gerçek bir tatil yeridir. Bir de İstanbul'u olduğu gibi, burayı tanıyorum ve burası artık vücudumun bir parçası olmuş. Buraya alışmışım. Onun için seviyorum. Gerçekten sevdiğiniz yerleri ve kişileri neden sevdiğimizi bilmeyiz, bilmek de istemeyiz. "

04.jpg


Orhan Pamuk'u yakalamışken sorulmaz mı hemen, "nereyi mutlaka görmek lazım Heybeli'de " diye... Çamlimanı'na mutlaka gidin diyor bize ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Çamlimanı'nda geçen hikayesini hatılatıyor.
Biz de hemen Orhan Pamuk'un tavsiyesine uyuyoruz ve faytona biner binmez, arabacıya, Çamlimanı'na gitmek istediğimizi söylüyoruz.
Biz Çamlimanı'na faytonla gidiyoruz ama adayı keşfetmenin yolu yürümek tabii ki. Zaten daha yolda burayı görür görmez içiniz ferahlamaya başlıyor çünkü burası tam anlamıyla cennetten bir köşe.
Çamlimanı, özellikle haftasonları tekne ve yatlara ev sahipliği yapıyor. Hava o kadar temiz ki, Heybeli'nin simgesi niteliğindeki Sanatoryum da hemen Çamlimanı'nın üzerine kurulmuş.
Çam ağaçları ile deniz de o kadar güzel bir manzara oluşturuyor ki Çamlimanı'nda, buradan ayrılmakta zorlanıyoruz.
Faytonlar Heybeliada'nın vazgeçilmezi. Nefis bir manzara ve çam ağaçları eşliğinde adayı dolaşmak son derece keyifli.
Çamlimanı yakınında Heybeliada'nın en ünlü manastırlardan biri olan Terk-i Dünya manastırına da uğruyoruz. Manastır, hakikaten adına yakışır bir sessizlik içinde.

05.jpg


Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar da yıllarca Heybeliada'da yaşamış. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ağaçlar içindeki evi şimdi müze haline getirilmiş.
İsmet İnönü'nün evinin önünden de geçiyoruz faytonla. Biraz bakımsız kalmış ev doğrusu ama müze olarak gezilebiliyor.
Halki Palas Oteli sadece Heybeliada'nın değil, İstanbul'un da en eski otellerinden biri. Eski ama geçirdiği yangından sonra son derece konforlu ve modern bir şekilde restore edilmiş. Biz de burada kalmasak bile balkonunda bir çay içelim diyoruz.
Halki Palas, ikinci derecede tarihi eser olduğu için, yangından sonra dışı tamamen eskisine göre yapılmış. Odalarıysa her türlü donanıma sahip. Bazı odalar deniz veya çam ormanı manzaralı.
Otelin lobisinde birisi size ıslık çalarsa sakın şaşırmayın. Halki Palas'ın papağanı Koko'dur nasılsa...
Heybeliada'nın en yüksek tepelerinden biri olan Ümit Tepesi üzerindeki Ruhban Okulu da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Ama önce mutlaka özel izin alınması gerekiyor.
Dünyaca ünlü eski Ruhban Okulu'nun yani Papaz Okulu'nun bahçesinde manzara muhteşem. Hem bahçe hem de okulun binası gezilmeye değer.
Heybeliada'da birçok farklı yerden denize girmek mümkün. Sadık Bey Plajı da bunların içerisinde en eskisi. Burada Burgazada'yı ve Kaşıkadası'nı karşınıza alıp deniz keyfi yapabilirsiniz.
Sadık Bey Plajı, İsmet İnönü'nün ünlü çivileme atlayışlarını yaptığı yerlerden biri. Hala genç yaşlı birçok adalı buradan denize giriyor.
Plajın yukarısında Değirmen Burnu piknik alanı var. Burası adını tepedeki eski değirmenden alıyor.
Tepeleri çevreleyen yollarda, çamların içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahları da çok. İster faytonla küçük ya da büyük tur yapın, ister yürüyün, adanın büyük bölümünü bir günde keşfedebilirsiniz.
Heybeli'nin lokantaları denizin kenarında Yalı Caddesi üzerinde sıralanıyor. Mavi Restaurant da balık lokantaları içinde en iyilerden biri. Menü de tabii ki balık ve deniz ürünleri ağırlıklı.
Heybeli'deki sıra sıra balık lokantalarının hemen hepsi benzer menüler sunuyor. Üç kardeşin, Nigar, Fikriye ve Faruk kardeşlerin işlettiği Mavi Restaurant kendi hazırladıkları zeytinyağlıları ile ünlü. Mavi'de fava, karidesli börek ve iskorpit salatasının tadına bakmakta yarar var.
Kediler de nasibini alıyor tabii balıklardan, etraf balık lokantası dolu olunca. Yemekler leziz, manzara şahane, ama manzarayı bozan deniz otobüsü iskelesini görmezden gelirseniz tabii. Sahilde tam ortada kurulmuş olan iskele görüntüyü bozuyor doğrusu.
Heybeliada'da geçen bir günü özetlemek için bence tek bir kelime var: Huzur. Bunu adanın her köşesinde hissedebiliyorsunuz. İşte bu yüzden Heybeli'yi bırakıp şehrin karmaşasına dönmek çok zor geliyor.
Heybeli'den ayrılmak gerçekten zor ama geç saatlerde de vapurlar var. Heybeli'den Bostancı'ya son vapur gece saat ikiye çeyrek kala.

ULAŞIM
Kabataş, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve deniz otobüsü ile gidiliyor. Bostancı'dan yaklaşık 45 dakika sürüyor.

AKLINIZDA BULUNSUN

  1. Heybeli'de mutlaka çam limanını gezin.
  2. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ağaçlar içindeki evi şimdi müze haline getirilmiş.
  3. Halki Palas Oteli sadece Heybeliada'nın değil, İstanbul'un da en eski otellerinden biri.
  4. Heybeliada ruhban okulunu ziyaret için önceden izin alınması gerekiyor.
  5. Sadık Bey Plajı Heybeliada'nın en eski plajlarından.
  6. Plajın yukarısında Değirmen Burnu piknik alanı var.
  7. Heybeli'nin lokantaları denizin kenarında Yalı Caddesi üzerinde sıralanıyor.
  8. Heybeli'den Bostancı'ya son vapur gece saat ikiye çeyrek kala.
 

MURATS44

Özel Üye
Bir günlüğüne gitmiştim. resimlerde bile harika görünüyor. Gerçek hali resimlerden çok çok daha güzel. Gerçi hayal meyal aklımda ama gene de çok güzel yerlerdi. Yolum düştüğünde tekrar gitmek istediğim yerlerden biri. İnşallah bir daha gidebilirim.
 

VuSLaT

Yönetim
Yönetici
©VuSLaT
Evet adminim adalarımız güzeldir görmene çok sevindim en azından anın var
 
Üst Alt