Mefkurende ki ülfeti anmak ve sana yazmak!

MustafaCİLASUN

Özel Üye
91895.jpg








Şimdi sana
Nasıl hitap edeceğimin
Hicranıyla baş başayım

Günlerce
Düşünmüştüm oysaki
Güzellikler melalimi kuşatırken

Elbette ki
Seni ve seninle akseden
Her şeyi,
Pınarların asudeliğini

Şelalenin
Kendi içselliğinde
Var olan suhuletini düşünürken

Gün
Ağaramaya
Yüz tuttuğu bu vakitlerde

Hala
Sana atfedeceğim
Değer konusunda
Güceneceğini düşünerek

Kim bilir kaç kez
Yüreğimi soğutmaya almıştım
Kederimi Ummanlara dökmek için

Seni
Senin içselliğinde
Düşünememenin aczi
Ne kadarda müşkülmüş

Seni
Sana anlatmak,
Senin nazarınla deryalara
Kulaç atmak

Ancak
Seni dinlerken
Mümkünmüş meğer

Dirliğimin
Tüm nağmelerinde
Seninle dem almıştım
Meşki tanımıştım
Ahengi anlamıştım

Hozan bağların
Kıraç topraklarında
Kanadı kırık kuşun beklentisi

Toprak altında
Mazi olanların senin
Melalinde oluşturduğu
Mefkûre zenginliği karşısında

Kendi
Kimliğimde hiçliğimi
Tanımama vasıl oluyordu

Çobanın
Asıl azığının sabır olduğunu
Bir emanet
İtminanlığında savrulduğunu

Kavalı ile
Hicranını aktardığını
Yalnızca senden öğrenmiştim
Bir mürebbiye dinginliğinde

Toprağa karışan
Yaprağı zarif ellerinin
Parmaklarıyla kavrarken

Sanki
Onun serencamını
Deşifre ediyordun

Ötelerden
Haline yansıyan [URL="http://www.edebiyatdefteri.com/guzel/siirleri/"]güzel[/URL]likleri
O an
O kadar bariz
Fark ediyordum ki

Tahayyülüm
Neticesiz kalıyordu

İki damla gözyaşlarınla
Dereleri ayağıma getiriyordun
Bizzat halde yaşatarak anlamını

Sen birliğin içinde
Âlemlere kapı aralayan
Güzelliğin şevkini bahşettin bana

Zavallı halimle
Nasıl cüret edebilirim
Sana bir şey yazmaya




Mustafa CİLASUN

 
Üst Alt