Edebi Metinler...

MURATS44

Özel Üye
Konum
MALATYA
*Koşma : koşamayan edebiyatçıların uydurduğu bir türdür. ''Koşmayın ''diye her şiirlerinde söylerler.Çünkü kendileri koşamıyorlardır.Koşabilen şairler koşmayı çıkaran şairlere karşı GAZEL i çıkarmıştır. GAZEL birleşik bir sözcüktür . '' gaz'' ve '' el '' sözcüklerinden oluşur. Anlam olarak koşmanın tam tersi anlamına gelir yani elin hep gazda olsun,hep gaza bas anlamındadır.

1. KOŞMA-YÜRÜ: Koşmayıp yürümeyi öneren şiirlerdir.'' Yürümek koşmaktan daha iyidir, en iyisi yürümektir' şeklinde dizelerden oluşur.

2.KOŞMA-EMEKLE: Koşmayıp emeklemeyi öneren şiirlerdir. Daha çok 0-3 yaş insanlara hitap eden koşmanın bu türü en güvenli ilerleme biçimini anlatır.

3. KOŞMA-UÇ: Koşmayıp uçmayı öneren şiirlerdir. En büyük temsilcisi HEZARFEN AHMET ÇELEBİ dir.Galata kulesinden uçarak şiirlerinin geçerliliğini ispatlamıştır.

*KOÇAKLAMA: İki kelimenin birleşiminden oluşmuştur. KOÇ ve AKLAMA. Köylerde bayırlarda şairler koç-aklama yaparlar. Aklanan koçlar beyaza dönüşür koçaklamalarda şairlerin mahlası genelde Kuyruk bölümünde bulunur.

* GÜZELLEME: Güzelleri sevmeyen şairlerin kullandığı koşma çeşididir . Şiirlerinde '' Sakın güzelleme !'' mazmunu kullanılır.Herşeyi kötüleyen bu şairler o dönemde pesimist olarak adlandırılırdı. En önemli temsilcisi ''SAGOPA KAJMER''dir.

*SEMAİ: bu dönemde iki Sema vardı. İkisinin adı da Sema K.idi. Bir Sema K. öğrenci diğeri de öğretmendi. Bir gün matematik dersinde Öğretmen Sema K. öğrenci semaya '' İkimzin adı da sema K . senin adın bundan sonra Sema İ. olsun '' demiş. semai de burdan çıkmış

* AĞIT: Genelde balıkçı şairlerin yazdığı türdür. İsmini '' AĞ-AT'' dan alır. Günümüzde şekil değiştirip ''AĞIT '' adını almıştır.
Karadenizde sık görülen bu türün en ünlü şairi TEMEL REİStir. Fakat ÇERNOBİL faciasından sonra önemini yitirmiş ve günümüze kadar ulaşamamıştır.

*RUBAİ: Bu şiir türü en yaygın oarak Dubaide yazılmaktadır.Rubainin en ünlü şairi SEMA İ.dir .
*** Aslında''RUBAİ'' sözcüğünün askiden oynanan şans oyunu '' RU '' dan geldiği söylenir. o dönemde insanlar ''RU'' oynamak için RU BAYİİne giderlermiş. günümüzde de rubai deniyor ...

*TAŞLAMA : Taşlamanın kullanıldığı yerler genelde Tekstil atölyeleridir. buradaki şairler kot pantolonlarını taşlamaktadır. Fakat bunlar 2 sene içinde ölmektedir. Nedeni hala bilinmemkte olup şiirlerin acısına dayanamadıklarından olduğu söylenmektedir.


*DİVAN ŞAİRLERİ : Bu şairle divanda yatarak şiir yazmayı tercih eden kesimden gelirler. Sürekli divanda uzanıp şiirlerini yazarlardı. Hatta bazıları işi abartıp 40-50 kişi divanın üstne çıkıp şiir yazmaya kalkışmış ve divan çökmüş, akabinde hepsi birbirinin altında kalarak feci şekilde can vermişlerdir. Bu yüzden divan şairleri pek bilinmez.

* HALK ŞİİRİ : Bu şiir türü adını günümüzde bilinen HALK firmasından almaktadır. Bu firmanın soyu aslında Osmanlı zamanına dayanmaktadır. O zamanlar bu firmada çalışan bir çok şair patronun kızına aşık olup ona şiirler yazarlarmış.Patron da kızını Etinin sahibine vernce hepsi topluca intahar etmiş ve firma çökmüş. Günümüzde Ülkerin de yardımıyla kalkınan firmanın sahibi bilerek bir kız çocuğu sahibi olmammıştır.

*MURABBA :
Nur diye bir kız vardı. bunun da bi kardeşi vardı. Kardeşi Nur'a hep '' Nur abla '' derdi. 23 Nisanda Ugandalı bir çocuk bunlara gelir.ugandalı da kıza ''Nur abla'' demeye başlar. Ülkesine döner. '' Neydi lan o '' flan derken gördüğü herkese ' MURABBA '' demeye başlar. Böylece tür yayılır.

* KASİDE ::
Osmanlı zamanında vücut geliştiren şairlerin yazdığı şiirlerdir. KASİDE ismi Kas ve iğde ağacının birleşiminden gelir. Olay şöyle gelişir ; Kas geliştiren bir şair iğde ağacının altında şiir yazarken ağacta bir kedi kalır. kediyi de indirmeez ve ağac yerinden söküp atar. Bunu gören diğer şairler olaydan etkilenerek Kaside türünde şiirler türetmişlerdir.

 

Benzer konular

Facebook

Üst Alt