Nevzat Tarhan - İnanç Psikolojisi

thr99

Yeni Üyemiz
#1


İnanç Psikolojisi - Ruh Beyin ve Akıl Üçgeninde İnsanoğlu
Nevzat Tarhan
· Timaş Yayınları
· Basım Tarihi : 03 - 2009
· ISBN : 978-975-263-965-5
· Sayfa Sayısı : 256


'Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür…' (Albert Einstein)

Modern dünya, aklı ve bilimi yegane değerler sayıp kutsarken; inanç konusunu bilim ile birlikte anmaktan, iki olguyu aynı çizgide buluşturmaktan adeta kaçındı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu kitapta inanç konusuna akıl ve eleştirinin ön planda olduğu, dinler ve mezhepler üstü bir tutumla ve bilimsel bir yöntemle yaklaşıyor. Bunun ötesinde, sağlam inancın ve onun oluşturduğu dini geleneğin ruh sağlığı için gerekliliğini vurguluyor. İnanç Psikolojisi, 'Dinin kuralları vardır, inanca dayanır. Bilim, doğası gereği bütün kural ve inançları reddeder. O halde bilim ve din asla birlikte düşünülemez' diyenlerin ezberlerini bozacak nitelikte…

Dünyanın yaradılış gayesi nedir?
İnancın psikolojik sağlığa etkileri nelerdir?
Kanıta dayalı din nasıl olur?
İnsan kendini hem özgür, hem de yaratıcının varlığına teslim olmuş hissedebilir mi?
İnanç geni var mıdır?
Din bir takıntı mıdır?
Ruh nasıl bir programdır?
Ruh, beyin, beden ilişkisi nasıl olur?
Bilim ne zaman dinin alanına müdahale eder?
Dua ve ibadetin psikolojik ve fizyolojik faydaları nelerdir?


Din ve psikoloji üzerine yazılmış pek çok eser olmasına rağmen inanç ve psikoloji konusu bugüne kadar göz ardı edilmiş meselelerden biriydi. Eskiden yaratılış ve din ihtiyacı ile ilgili sorular genellikle bilgi eksikliği ve eğitim yetersizliğinden kaynaklanıyordu.
Nevzat Tarhan - İnanç Psikolojisi
Ancak günümüzde din ihtiyacı gelişmişlik düzeyine bağlı olarak daha fazla ön plana çıktı. Dünyanın yaratılış gayesi nedir? İnanç geni var mıdır? Din bir takıntı mıdır? Bilim ne zaman dinin alanına müdahale eder? Dua ve ibadetin fizyolojik ve psikolojik faydaları nelerdir? Yıllardır bu konular üzerine kafa yoran Prof. Dr. Nevzat Tarhan 'İnanç Psikolojisi' adını verdiği kitabında her şeyi ruh
beyin ve akıl üçgeninde düşünmüş. Tarhan
Timaş Yayınları'ndan çıkan kitapta 'inanç' konusuna bilimsel bir yöntemle yaklaşıyor. Bunun ötesinde sağlam inancın ve onun oluşturduğu dini geleneğin ruh sağlığı için gerekliliğini vurguluyor. İşte piyasaya yeni çıkan kitaptan öne çıkan başlıklar...


Dinî yaşantı nedir?

Dinî yaşantı evrende görünenin dışında görünmeyen bir düzenin var olduğuna inanmak ve bu düzenle uyum içinde yaşamaya çalışmaktır. Beş duyu dışındaki algılama genellikle bilinçli algılama değildir ve özel çaba gerektirir. Dinî yaşantı böyle bir inanç üzerindeki ahlaki pratikler ve psikolojik tutumların gelişmesidir.

İnanç geni var mıdır?

ABD'li davranış genetikçisi Dean Hamer 1998 yılında hazırladığı ruhani ölçüt testinde 'etrafımdaki insanlara kendimi o kadar bağlı hissediyorum ki
hiçbir zaman ayrılık yaşamayacağım' ifadeleri dikkat çekici. Ruhanilik testinde yüksek puanlı çıkan kişilerin genlerinde protein moleküllerinin beyinde dolaşmasından sorumlu olan VMAT2 geninden bir varyant taşıdıkları tespit edildi. Ruhanilik duygusundan sorumlu olan bu kalıtımsal ögeye 'Tanrı'yı arama geni' demek doğru kabul edilebilir.


Ruh hastalanır mı?

Tıpkı bilgisayarların zaman zaman 'reset'lenmesi gibi insanda kimi zaman yeniden yapılanması gerekir
bu yenilenme insanın evrenle kozmik enerjiyle devamlı bağlantı kurması ve bağlantı sırasında programda oluşacak virüsleri temizlemesiyle mümkündür. Virüslerin bilgisayar programlarını sabote etmesi gibi insanın ruh programını da sabote eden virüsler vardır. Yalan söylemek
hile yapmak
haksızlıkta bulunmak
saldırganlık gibi çevreye zarar veren her şey bir virüstür. Virütik düşünceler insanları zevk tuzaklarına düşürür. Bunların temizlenmesine ihtiyaç vardır fakat doğru olan koruma programları ve antikorlar geliştirerek bundan sonraki süreçte gerçekleşebilecek saldırılara karşı da tedbir almaktır.


'Ruhum sıkılıyor'

İnsanların 'ruhum sıkılıyor' sözüyle ifade ettikleri durum
ruhla bedenin birleştiği anlardaki biyokimyasal ve spiritüel bozulmadır. Bu bozulmayı keşfeden kimse sorunu tevekkül ve teslimiyetle çözmeye uğraşır. Çabalarına rağmen sorun çözülmediği takdirde 'bu meseleyi istediğim şekilde çözemesem de beni duyan
bilen ve bana yardım edecek bir güç var ki O bu sıkıntılarımı çözer' diyerek zihnindeki yükü Yaradan'a teslim ettiğinde sıkıntısı giderilmiş olacaktır.


İnanç
ibadet ve dua


Dua ve ibadetin amacı kulu Yaratıcı'ya yakınlaştırmaktır. Allah'tan korkmak
O'na saygı duymak ve O'nun yaratıcılığını onaylamak ibadeti anlatan en öz ifadedir. İnsanın bir dine dahil olduktan sonra en büyük emeli Yaratıcı'nın korumasına ve güvenine erişmektir. Tıpkı bir bebeğin bir şeyden korkup annesine sığınarak rahatlaması gibi insanlarda olaylar ve musibetler karşısında gücü her şeye yetene yönelerek rahatlarlar. Kişi bu inançtan aldığı huzur ve güvenle içsel boşluk ve esenliği yaşar.


Kulluk ve sınanma

Allah'ın kendisine inanıp iyi şeyler yapanları üzmeyeceğine dair bir vaadi vardır. İnsanlar onu yozlaştırıp şeklini değiştirse de Yaratıcı bu kavramı verip içini doldurup doldurmamayı insanlara bırakmıştır. Allah ayrıntıya hakim olduğu halde ayrıntıya girmemiştir. Bu yolla insana seçme hakkı ve inisiyatif vererek onun yeteneklerinin önünü açmıştır. İnsana aslında yaşayarak öğrenmenin ve kendini bu şekilde geliştirmenin yolunu öğretmiştir.


AlınTıdır..
 

MURATS44

Özel Üye
Konum
MALATYA
#2
İnanç ,zaten Psikolojinin en büyük temelidir. İnançla psikolojinin bütünlüğü tartışılmaz heralde. Bu kitabın bir kısmını okumuştum.Güzel bir kitap ve oldukça akıcı. İnsanın kendini anlaması , kendindeki eksikleri görmesi ve bazı tadilatlar yapmasını sağlayabilecek hoş bir kitap. Bilinçli bir aklın bilmesi gerekenleri belirtmiş.
 

Facebook

Üst Alt