MURATS44
Özel Üye
Prof. Dr. Yolar: Sahte
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler, çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi.]Prof. Dr. Murat Yolar, piyasada çok sayıda sahte güneş gözlüğü satıldığını belirterek, "Sahte
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi olur" dedi.
]Yolar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ultraviyole ışınların göz için zararlı olduğunu söyledi.
]Gözün kendine has filtreleri olduğunu fakat bu ışınları tam anlamıyla engelleyemediğini ifade eden Yolar, ultraviyole ışınların gözdeki sarı noktaya zarar verdiğini, bu yüzden ultraviyoleyi engelleyen güneş
leri kullanılması gerektiğini vurguladı.
]Ultraviyole ışınların, toprak yüzeylerden, kumdan, deniz yüzeyinden ve kışın kardan yansıyarak gelebildiğini hatırlatan Yolar, şöyle devam etti:
]"Bunlar, normal camdan, 'colormatik' ve 'polarize' denilen camlardan da geçerler. Dolayısıyla bu engellemenin yolu, 'UV400' denilen bir özelliğin söz konusu
lerde bulunmasıdır. 'UV400', 400 nanometrenin altındaki ışığın geçirilememesi demektir. Kaliteli güneş
lerinde bu özellik bulunuyor. Numaralı
ler de bu tip camlardan imal edilebiliyor. Burada sarı noktayı korumada en iyi camlar, sarı veya amber renginde olan camlardır. Bunların renklerinin dışından ultraviyoleyi bloke etme özelliği olması gerekir. Her sarı ve amber rengi cam, bu özelliği taşımaz."
]Yolar, güneş gözlüğündeki camın koyuluğunun koruyucu etkiyi artırdığı gibi yanlış bir düşünce olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı:
]"Piyasada maalesef çok sayıda sahte
satılmakta. İnsanlar bunu aldıklarında belli bir parlaklık azalması oluyor ama bu camlar kalitesizse gözü yoruyor ve göz bebeğini genişletiyorlar. Böylece zararlı ışınlar göze daha fazla ulaşıyor. Dolayısıyla korunalım derken, gözlerimize daha fazla zarar veriyoruz. Bu yüzden işportada satılan, ne olduğu bilinmeyen
lere halkımızın ilgi göstermemesi gerekir."
]Yolar, bazı şapkaların da gözü güneşten korumak için kullanılabileceğini dile getirerek, "Sahte
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler, çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi. Sahte
yerine siperlikli şapkaların kullanılması daha faydalı olur. Bu tür şapkalar, zararlı ışınların yansımasını yarı yarıya azaltır" ifadelerini kullandı.
]Yolar, açık renk gözlülerin koyu renklilere oranla güneş ışınlarına daha fazla maruz kaldığını aktardı. Bunun gözdeki pigmentlerle ilgili olduğuna dikkati çeken Yolar, şunları kaydetti:
]"Bu durum, gözdeki pigmentle alakalıdır. Aslında gözde tek bir renk pigmenti vardır, o da siyahtır. Bu, iriste az miktardaysa göz, ışığı mavi, yeşil veya ela gibi yansıtır. Bu, elbette retina altındaki boya maddesiyle de alakalıdır. Açık renk gözler, boya maddesini daha az taşıdığı için ışığa karşı daha az korumalıdır. Gözün içine girdiğinde daha fazla yansır ve daha fazla tahribat yapar. Dikkat edilirse sıcak bölgelerde insanlar, esmer tenli ve koyu renk gözlüdür. Güneşten uzaklaştıkça beyaz tenli ve açık renk gözlü insanlara rastlarız. Bu insanların güneşten daha iyi korunmaları gerekir."
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler, çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi.]Prof. Dr. Murat Yolar, piyasada çok sayıda sahte güneş gözlüğü satıldığını belirterek, "Sahte
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi olur" dedi.]Yolar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ultraviyole ışınların göz için zararlı olduğunu söyledi.
]Gözün kendine has filtreleri olduğunu fakat bu ışınları tam anlamıyla engelleyemediğini ifade eden Yolar, ultraviyole ışınların gözdeki sarı noktaya zarar verdiğini, bu yüzden ultraviyoleyi engelleyen güneş
leri kullanılması gerektiğini vurguladı.]Ultraviyole ışınların, toprak yüzeylerden, kumdan, deniz yüzeyinden ve kışın kardan yansıyarak gelebildiğini hatırlatan Yolar, şöyle devam etti:
]"Bunlar, normal camdan, 'colormatik' ve 'polarize' denilen camlardan da geçerler. Dolayısıyla bu engellemenin yolu, 'UV400' denilen bir özelliğin söz konusu
lerde bulunmasıdır. 'UV400', 400 nanometrenin altındaki ışığın geçirilememesi demektir. Kaliteli güneş
lerinde bu özellik bulunuyor. Numaralı
ler de bu tip camlardan imal edilebiliyor. Burada sarı noktayı korumada en iyi camlar, sarı veya amber renginde olan camlardır. Bunların renklerinin dışından ultraviyoleyi bloke etme özelliği olması gerekir. Her sarı ve amber rengi cam, bu özelliği taşımaz."]- "İşportadan
almayın"
almayın"]Yolar, güneş gözlüğündeki camın koyuluğunun koruyucu etkiyi artırdığı gibi yanlış bir düşünce olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı:
]"Piyasada maalesef çok sayıda sahte
satılmakta. İnsanlar bunu aldıklarında belli bir parlaklık azalması oluyor ama bu camlar kalitesizse gözü yoruyor ve göz bebeğini genişletiyorlar. Böylece zararlı ışınlar göze daha fazla ulaşıyor. Dolayısıyla korunalım derken, gözlerimize daha fazla zarar veriyoruz. Bu yüzden işportada satılan, ne olduğu bilinmeyen
lere halkımızın ilgi göstermemesi gerekir."]Yolar, bazı şapkaların da gözü güneşten korumak için kullanılabileceğini dile getirerek, "Sahte
ler zararı artırır. Korunmak isteyenler, çok fazla zarar görürler. Hiç
kullanmamaları daha iyi. Sahte
yerine siperlikli şapkaların kullanılması daha faydalı olur. Bu tür şapkalar, zararlı ışınların yansımasını yarı yarıya azaltır" ifadelerini kullandı.]- "Açık renk gözler daha çok etkileniyor"
]Yolar, açık renk gözlülerin koyu renklilere oranla güneş ışınlarına daha fazla maruz kaldığını aktardı. Bunun gözdeki pigmentlerle ilgili olduğuna dikkati çeken Yolar, şunları kaydetti:
]"Bu durum, gözdeki pigmentle alakalıdır. Aslında gözde tek bir renk pigmenti vardır, o da siyahtır. Bu, iriste az miktardaysa göz, ışığı mavi, yeşil veya ela gibi yansıtır. Bu, elbette retina altındaki boya maddesiyle de alakalıdır. Açık renk gözler, boya maddesini daha az taşıdığı için ışığa karşı daha az korumalıdır. Gözün içine girdiğinde daha fazla yansır ve daha fazla tahribat yapar. Dikkat edilirse sıcak bölgelerde insanlar, esmer tenli ve koyu renk gözlüdür. Güneşten uzaklaştıkça beyaz tenli ve açık renk gözlü insanlara rastlarız. Bu insanların güneşten daha iyi korunmaları gerekir."
